Denizli’de AK Parti Türkiye Buluşmaları toplantısına katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin AK Parti döneminde değişen adalet sistemi hakkında açıklamalarda bulundu.
Batı Şeria’da İsrail askerlerince öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi hakkında da konuşan Bakan Tunç, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız iç hukuktan kaynaklanan soruşturma yetkisini kullandı ve soruşturma başlattı. Elimizde deliller, görüntüler var. O saldırganların kendi ülkemizde de yargılanması ve uluslararası alanda yakalanması için soruşturmamızı başlattık” dedi.
Bir dizi ziyaret kapsamında kente gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Denizli İl Başkanlığı’nda düzenlenen AK Parti Türkiye Buluşmaları toplantısına katıldı.
2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlatan Bakan Tunç, “2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimleri geldiğinde vesayetçi anlayış devreye girdi. ‘Cumhurbaşkanını meclise seçtirmeyiz’ dediler. Anayasa değişti mi? Hayır. Eskiden meclis seçiyordu. Mecliste Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldığında geçerli bir seçim olmasına rağmen dönemin YÖK Başkanı ‘Bu seçim geçersizdir’ diyebildi. YÖK Başkanı TBMM’de yapılan bir seçim için geçersizdir diyebiliyordu.
O günlerden bugüne gelindi. Bugün duayen denilen gazeteciler, köşe yazılarında ahkam kesen gazeteciler, sosyal medyada kanalları olan yaşlı başlı, kelli felli gazeteciler o gün Genelkurmay Başkanının karşısına geçip ‘Meclisteki yapılan seçim ile ilgili karşı çıkmayacak mısınız’ dediler. O da ‘Evet, karşı çıkıyoruz’ dedi. Maalesef böyle dönemlerden geldik. Mecliste yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri iptal edildi. Referandumda bu kez Türkiye’nin ana muhalefeti bu kez halk da seçemez dedi. Böyle bir ortamlardan geçtik biz” dedi.
“Darbecilerin yanında saf tutan, milletin hakkını hukukunu savunmayan bir yargı vardı”
Türkiye’nin yakın tarihinden hatırlatmalar yapan Bakan Tunç, AK Parti’nin 2008 yılında laikliğe aykırı eylemlerin odağı olduğu gerekçesiyle dava açıldığını ve 1 oy ile partisinin kapatılmaktan kurtulduğunu söyledi.
2012 yılında yaşanan MİT krizine de değinen Bakan Yılmaz Tunç, Türkiye ekonomisinin en parlak dönemi olarak gösterilen 2013 yılında Gezi Olayları ile Türkiye’de sokak darbesi yapılmaya çalışıldığını söyledi. Vesayetçi anlayışın başarılı olamadığı bu girişimlerin ardından önce emniyet yargı darbesi ardından ise 2016 yılında FETÖ’nün darbe girişimiyle hükümeti düşürebilmeyi amaçladıklarını ifade eden Bakan Tunç, “2016 yılına geldiğimiz zaman 15 Temmuz’da AK Parti iktidarını sona erdirmek ve Recep Tayyip Erdoğan’ı iktidardan düşürmek için dışarıdan destekli eli kanlı FETÖ teröristleri 15 Temmuz gecesi tankları milletimizin üzerine sürdü.
Cumhurbaşkanımız ‘Haydi milletim meydanlara ülkemize sahip çıkıyoruz’ dediğinde milletimiz meydana koştu. Yargı mensuplarımız adliyelere koştu ve o kahraman savcılarımız hemen o teröristler hakkında yakalama kararları çıkarttılar. Şimdi onların yargılamaları birçoğu bitti ve hapiste cezalarını çekiyorlar. Bu ülkede geçmişte de darbeler oldu. Bu ülkede 27 Mayıs Darbesi’ne bu ülkenin yargısı karşı gelmediler ve darbecilerin yanında durdu. Milletin hakkını savunacaklarına darbecilere savundular. Böyle bir yargı vardı.
12 Eylül’e geldiğimiz zaman bir sağdan bir soldan idam kararları veren bir yargı vardı. Darbecilerin yanında saf tutan milletin hakkını hukukunu savunmayan bir yargı vardı. Sonrasında 28 Şubat’ta da aynı şekilde darbecilere destek veren bir yargı vardı. Bu bizim yargı tarihinin üzülerek söylüyoruz kara lekeleridir ama 15 Temmuz’a geldiğimizde Türk yargısının halka nasıl savunduğunu, nasıl milli iradenin yanında olduğunu hep beraber gördük” şeklinde konuştu.
“Darbe anayasadan kurtulma mücadelesini hep beraber vereceğiz”
Türkiye’nin darbe anayasasından kurtulması gerektiğini vurgulayan Bakan Tunç, “İnşallah Türkiye Yüzyılı’nın başında darbe anayasadan kurtulma mücadelesini hep beraber vereceğiz. 184 kez değişikliğe uğrayan anayasanın maddeler arasındaki bütünlüğü bozulduğunu görüyoruz. Burada anayasamızın gerçekleştirmiş olduğumuz gerek 2010 gerek 2017’de değişikliklerinde özellikle demokratik hukuk devletlerinde standardını daha da güçlendiren, yüksek standartlı bir demokrasi ülkemize kavuşturan değişikleri de muhafaza ederek, bir toplum sözleşmesi yaparak Türkiye Yüzyılı’na başlamamız lazım. Anayasamızda hak arama yollarını artıran çok önemli düzenlemeler yaptık.
Bunları uygulamamız lazım. Kamu denetçiliği kurumunu geliştirmemiz lazım. Vatandaşlarımızın idare ile ilgili bir sorunu olduğunda mahkemeye gitmeden kamu denetçisine giderek sorunu çözebilmesi imkanını biz getirdik. Kişisel verilerin korunması, özel hayatın korunması bunlar önemli insan hakları. Bu ülkede bir daha darbe olmasın yargımız, hukukumuz, milli irademizin yanında olsun, hukuk devletinin yanında olsun diye önemli yapısal reformlar yaptık. Anayasa Mahkemesinin yapısı, HSK’nın yapısı, askeri şuranın yapısı. Yeni anayasa için bir sebep bile yeterli. Darbecilerin yazdırdığı bir anayasa ile demokratik hukuk devletinde yolumuza devam etmemiz lazım” ifadelerini kullandı.
“Ekonomi yönetimimiz enflasyonu tekrardan tek haneli rakamlara düşürecek”
6 Şubat depremleri ve çevre ülkelerde yaşanan olumsuzlukların Türkiye için ekonomik etkileri olduğunu belirten Adalet Bakanı Tunç, “Ülkemiz 6 Şubat’ta büyük bir deprem yaşadı. Şimdi hızlı bir şekilde şehirleri yeniden inşa etme gayretindeyiz. Bir taraftan yukarımızda Rusya ile Ukrayna savaşı ekonomik anlamda en çok bizi etkiledi.
Hemen aşağıda Gazze savaşı bir taraftan Suriye’nin kuzeyinde terör devleti kurma çabaları onu önlemek için çabamız devam ediyor. Öncesinde pandemi ile geçen kapalı kaldık. Tüm bunlar üst üste geldi. Bu etkenlerle ekonomimiz olumsuz etkilendi bunu kabul etmemiz lazım. Son 5 yıl özellikle ülkemizin dışındaki gelişmelerle de ekonomimizi etkileyen olumsuzluklarla karşılaştık. Enflasyon çift haneli rakamlara çıktı. Ekonomi yönetimimiz tekrardan tek haneli rakamlara düşürecek. Halkımızın alım gücünü yine yükselterek, emeklimizin, işçimizin, memurumuzun enflasyona ezdirmeden yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.
“Ayşenur Ezgi Eygi’nin hakkını koruyacağız”
Dünyadaki adaleti ve hakkı savunmaya devam edeceklerini ifade eden Bakan Tunç, 7 Ekim’den günümüze kadar Gazze’de bir soykırım yaşandığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu soykırımın sonlanması için diplomatik çalışmalara ve insani yardımları sürdürdüklerini ifade eden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, uluslararası sistemin oradaki zulmü durdurmaya yetmediğini söyledi.
İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail askerlerince öldürülen Türk vatandaşı Ayşenur Ezgi Eygi’nin hakkını koruyacaklarını ifade eden Bakan Tunç, “Ayşenur Ezgi Eygi kardeşimiz İsrailli terörist askerlerce şehit edildi. Onun hakkını hukukunu koruyacağız. Hemen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız iç hukuktan kaynaklana n soruşturma yetkisini kullandı ve soruşturma başlattı. Elimizde deliller, görüntüler var. O saldırganların kendi ülkemizde de yargılanması ve uluslararası alanda yakalanması için soruşturmamızı başlattık. Uluslararası hukukta da Ayşenur’un hakkını savunacağız.
Uluslararası Ceza Mahkemesine, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyine ve Uluslararası Adalet Divanına Ayşenur Ezgi Eygi kardeşimizin dosyasını tüm delilleriyle beraber ibraz edeceğiz ve sonuna kadar onun haklarını savunacağız. Bir kez daha ailesine, milletimize başsağlığı diliyorum. Yarın inşallah onun cenaze merasiminde olacağız, dualar edeceğiz ve ailesine başsağlığı dileyeceğiz. Temennimiz bir an önce orada akan kanın durdurulması. Türkiye olarak da Uluslararası Adalet Divanına katılma dilekçemizi verdik. Uluslararası Ceza Mahkemesinde de sivil toplum kuruluşlarımız, o teröristlerin, Netanyahu başta olmak üzere bunların yargılanmasıyla ilgili çalışmaları biz Türkiye olarak sonuna kadar takip edeceğiz” dedi.
Bölge Adliye Mahkemesinin Açılışına Katıldı…
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi, Adli Tıp Grup Başkanlığı ve Adalet Sarayı Ek Hizmet Binaları açılış törenine katılan Adalet Bakanı Tunç, “Bazı kararlardan yola çıkarak yılda verilen 12 milyon kararı göz ardı ederek, fedakarca çalışan 180 bin yargı çalışanımıza yapılan ağır eleştiriler maalesef üzücü ve yargımızın temelini yıpratıcı olur ama biz buna müsaade etmeyiz. Biz hatalı kararları en aza indirmeye devam edeceğiz” dedi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi, Adli Tıp Grup Başkanlığı ve Adalet Sarayı Ek Hizmet Binaları açılış törenine katıldı. Bölge Adliye Mahkemesi önünde gerçekleşen programda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bölge Adliye Mahkemesinin Denizli’nin yanı sıra Muğla ve Uşak illerine de hizmet edeceğini söyledi. 2 yıldır süren yapım çalışmaları neticesinde bu yılki adli yıla yetiştirdiklerini ifade eden Bakan Tunç, binanın Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu dile getirerek kalıcı bir bina yapılması için yatırım çalışmaları olduğunu vurguladı.
Bölge Adliye Mahkemesi haricinde hizmete alınan Adli Tıp Grup Başkanlığı ve Adliye Sarayı Ek Hizmet Binası hakkında konuşan Bakan Tunç, “Adli Tıp önemli bir kurumumuz. 2 asırdan bu yana hizmet veren bir kurumumuz. Her geçen günde kapasitesini artırarak devam ediyor. Özelikle adli alanda delilerin ulaşılması, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması gibi konularda Adli Tıp çok önemli. 2002’de 25 ilde Adli Tıp hizmeti verilirken bugün 81 vilayetimizde Adli Tıp hizmet vermekte. Adli Tıplarda en son teknoloji sistemler kullanmaktayız. Adli Tıp Kurumumuzda yaklaşık 700 uzman personel görev yapmakta. Bir diğer yatırımımız Adalet Sarayı Ek Hizmet Binamız. 2004 yılında Denizli’ye 20 bin metrekarelik yeni adalet binası yapmıştık. Şimdi 12 bin metre karelik yeni bir ek hizmet binasıyla yargı hizmetlerinin daha kaliteli daha hızlı ve son sitem teknolojilerle vatandaşların hizmet almasını sağlayacak” dedi.
“Demokrasimizi güçlendiren bir yönetim sistemine geçtik”
Anayasa’da gerçekleşen değişiklikler hakkında açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Tunç, hukuk devletini güçlendiren önemli adımlar attıklarını kaydetti. Kadın ve çocukların korunması amacıyla uygulamalar gerçekleştirdiklerini ifade eden Adalet Bakanı Tunç, asıl görevin ailelere düştüğünü vurguladı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı tarafından çocukların korunması ile ilgili birçok alanda düzenlemeler yapıldığını ifade eden Bakan Tunç, istenmeyen olayların da can yaktığını, yürek yakan olayları da üzülerek öğrendiklerini belirtti.
İdarenin yasaları uygulamak için büyük çaba içerisinde olduğunu ancak ailelerin bilinçlendirilmesi ve çocuk istismarına karşı toplum daha da duyarlı olmasının şart olduğunu ifade etti. Anayasada önemli değişiklikler yaptıklarını dile getiren Bakan Tunç, “Özel hayatın korunması çok önemlidir dedik ve bunu Kişisel Verileri Koruma Kanunu olarak hayata geçirdik. Anayasamızda demokratik olmayan durumlar vardı, bunları ayıkladık. Anayasamızda sıkıyönetimle ilgili bütün maddeleri çıkarttık. Anayasamızda darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı. Böyle maddeleri anayasamızdan ayıkladık. Demokrasimizi güçlendiren bir yönetim sistemine geçtik. Toplumun tüm kesimlerine içerisine alan bir anayasa ile yolumuzu devam ediyoruz. Cumhuriyetimizin yüzyılında milletimize olan borcumuzu yerimize getirmemiz lazım. Tarafsız ve bağımsız yargımızın adaleti tecelli edebilmesi için başta Anayasa ile toplumun her türlü sorusuna cevap vermesi gerekir” şeklinde konuştu.
Bakan Tunç, adalet sistemine yönelik eleştirilere cevap verdi
2002 yılında 66 olan adliye sayısının bugün 400’e yaklaştığını ve 6 milyon metrekareye ulaştığını belirten Bakan Tunç, 22 yıldır güvenilir adalete önem verdiklerini söyledi. 1 yıl içerisinde 12 milyon karar verildiğini belirten Bakan Tunç, gece gündüz emek verdiklerini ifade etti. Adalet sistemine yönelik eleştirilere cevap veren Adalet Bakanı Tunç, “Bazı insanlar ‘Adalet böyle, şöyle’ tarzında eleştiri yapıyorlar. Evet, yargı kararları eleştirilebilir ve bu eleştiriler daha kaliteli bir kararın oluşmasını sebep olur. Ama diğer türlü olan eleştireler de zaten verilen kararlar değiştirilebilir ve süreç devam etmektedir. Ama bazı kararlardan yola çıkarak yılda verilen 12 milyon kararı göz ardı ederek ve fedakarca çalışan 180 bin yargı çalışanımıza ağır eleştiriler maalesef üzücü ve yargımızın temelini yıpratıcı olur ama biz buna müsaade etmeyiz. Biz hatalı kararları en aza indirmeye devam edeceğiz” dedi.
Hakim ve savcı adaylığında yeni sistem
Vatandaşların yargı hizmetlerinde en kaliteli hizmeti alabilmelerinin yolunu açacaklarını ifade eden Adalet Bakanı Tunç, dijital adalette en önde olduklarını söyledi. Yapay zeka da kullanılarak teknolojinin tüm imkanlarından faydalanıldığını dile getiren Bakan Tunç, yeni mezunların kalitesini artırmak için tüm çabayı gösterdiklerini söyledi. Hakim ve savcı adaylığında yeni sistemi de açıklayan Bakan Tunç, “Hakim ve savcı adaylığı eğitimi bu Pazartesi günü açılış programıyla birlikte başlayacak. Hakim ve savcı adaylığı 2 yıl sürüyordu, bu yıl 3 yıl sürecek. Tecrübeli hakim ve savcıların ara sınavda toplam 70’i geçer ise bu kardeşlerimizi mesleğe kabul edilebilecekler. Sonrasında mesleği kabul edildikten sonrasında da kapasiteyi güçlendirerek devam ediyoruz. Özellikle denetim konusunu önem vererek daha güçlü hale getirmemenin gayreti içerisindeyiz” dile getirdi.
Bakan Tunç, Denizli’ye müjdelerini arka arkaya sıraladı
Denizli’ye yeni yatırım müjdeleri de veren Adalet Bakanı Tunç, 5 Eylül’de 5 bin 349 metrekare alana sahip Çivril Adalet Binasının proje ihalesinin gerçekleştiğini duyurdu. 2025 yılında kapasitelerini artırmayı hedeflediklerini söyleyen Bakan Tunç, Buldan, Çal ve Sarayköy ilçelerinin adliye binalarının yatırım planlamasına alındığını belirtti.
Denizli’deki hakim ve savcılarının konut ihtiyaçlarına ilişkin Emlak Konuttan 42 daire satın aldıkları müjdesini veren Bakan Tunç, bu daireleri yargı mensuplarına verdiklerini ifade etti. 2016 yılından itibaren istinafa milyonlarca dosya geldiğini belirten Adalet Bakanı Tunç, “Bazı illerimizde bazı dava konularının daha da çok yoğunlaştığını görüyoruz. Bu durumda da gerekli tedbirleri almaya başladık. Bu konuda heyetler oluşturmaya başladık. Oradaki yargı süreçlerinin daha kısa süreceği için elimizden geleni yapacağız. Gerekli yerlerde yeni mahkemeler kuruyoruz. Amacımız yargı süreçleri uzamaması o yüzden her noktada ilave mahkemeler için çaba gösteriyoruz. Böylece vatandaşlarımız yargıdan en kaliteli şekilde yararlanacaklar. 2024 ile 2028 yıllarına kapsayacak olan reform belgemizde avukatlarımız, yargıçlarımız mevzuatta yapılması gereken değişikleri yapmak istiyoruz. ‘İyi ki bu değişiklik yapılıyor’ diyeceğiniz bir değişiklik için elimizden geleni yapıyoruz ve yapacağız” şeklinde konuştu.
Programa; Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Önder Yeniçeri, Adli Tıp Grup Başkanı Dr. Hızır Aslıyüksek, Denizli milletvekilleri, hakim, savcı ve avukatlar katıldı.
