Seval UYSAL Yazdı…
Denizli sanayisi başarı hikayeleri kadar başarısızlıklarla da doludur.
Efsane olmuş isimler kadar, bugün esamesi bile okunmayan yitip gidenler mezarlığıdır…
Organize Sanayi Bölgesi devasa fabrikalar, entegre tesisler, dev işletmeler, yüzlerce işçinin çalıştığı boyahaneler, konfeksiyon atölyeleriyle dolarken,
Şehrin en mutena semtinde yükselen apartmanlar, villalar, lüks gösterişli arabaların yanında;
İflaslar, konkordatolar, hacizler, banka borçları hikayeleriyle doludur.
Sen nereden biliyorsun derseniz, ben bu işin kitabını yazdım oradan biliyorum.
Tam beş yılımı OSB-Denizli arasında geçirdim…
Onlarca tekstil patronuyla görüştüm.
Hikayelerini dinledim.
Kiminin gözyaşlarını sessizce izledim
Kimine kahkahalarına eşlik ettim.
Onların Hikayesi ve Öncülerin Yolu böyle ortaya çıktı.
Ama konumuz kitaplarım değil, konumuz;
İsmail Yılmaz…
İSMAİL YILMAZ’IN HAKLI GURURU…
OSB’den ayağımı çekmemin altıncı yılında karşıma çıkan İsmail Yılmaz hikayesi…
Sıradan bir hikaye değil, Onların Hikayesi…
Gelecekten umudu yitirdiğimiz bugünlerde kıymetli bir hikaye.
Başarı Tekstil’in başarı hikayesi…
Dün Göveçlik’teki fabrikasında 2018’de girdiği konkordato sürecinden çıkışını gurur ve mutlulukla bize anlattı.
Sonra da hayatını ve bütün bu yaşadığı süreci anlattığı “Anlar, Anılar, Alıntılar Yorumlar” kitabını imzalayarak verdi.
Gelir gelmez okumaya başladım.
Detaylara girmeyeceğim ama beni en çok etkileyen dibe vurduğu kısmı yazacağım;
“Her zaman alım yaptığımız benzinliğe aracıma yakıt almak için uğramıştım. Pompaya yanaştığımda pompacı üzgün ve mahcup bir ifadeyle patronların yakıt vermeyi durdurma talimatı verdiğini söyledi. Bende acı acı gülümseyerek oradan ayrıldım “Eyyy! İsmail Yılmaz” dedim, kendi kendime; “Demek ki batmak böyle bir şey oluyor muş.”
Kitabı bir gece de bitirdim.
İçindekiler “dibe vurmadan yukarı çıkılmaz” sözünün özeti gibiydi…
ÇAY KOYUN ÇOCUKLAR YENİDEN BAŞLIYORUZ…
Dün Göveçlik’teki fabrikasında başarmış bir İsmail Yılmaz vardı karşımızda. Sağında solunda Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan,Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Babadağlı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BASİAD) Başkanı Doğan Değirmenci ve Yeminli Mali Müşavir İzzet Özer vardı.
Herkes çok mutluydu…
Anlattıkça anlattı: “Başımıza bu olaylar geldiğinde, yatırım yapmıştık ancak döviz borcumuz dört katına çıkmıştı. 20 liralık borç bir anda 80 liraya yükseldi. Çok akıl aldım, çok kişiyle görüştüm. Ahmet Gökşin’in yönlendirmesi, aile meclisinin kararı ve nihayetinde Mali Müşavir İzzet Özer’in rehberliğinde piyasada ‘üçkağıtçı’ damgası yememek ve borçlarımızı ödeyebilmek için konkordato kararı aldık”
Sonra dedi ki: “Şartlar bizi bu kararı almaya zorladı. Ancak o gün nasıl konkordatoya girdiğimizi kamuoyuna duyurduysak, bugün de bu süreçten çıkışımızı aynı şeffaflıkla duyurmak istedik. Temel mesajımız; son yıllarda sıkıntıya düşen sanayici ve ticaret erbabı arkadaşlarımıza umut olmaktır. Mücadele edildiğinde, doğru stratejilerle bu işin altından kalkılabileceğini göstermek istedik”
Gösterdi de…
Denizli’nin başarı hikayelerine ihtiyaç duyduğu sırada ilaç gibi geldi…
