Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne ait 4 önemli projenin müteahhitliğini yapan, İzmir merkezli DMR Enerji Otomasyon İnşaat Taahhüt San. Ve Tic.LTD.ŞTİ Sahibi Hilmi Demir, adeta isyan etti ve “Başımıza ne geldiyse, bizi yönlendirmeye çalıştıkları ve adına ‘sandık’ dedikleri çarka, dahil olmamamız yüzünden geldi” diyerek, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin 4 üst düzey yöneticisi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

İHBAR GELDİ…

ŞİFRE HABER, kendisine gelen “İzmir merkezli bir inşaat firmasının, yaşadığı ciddi mağduriyetler nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulundu” şeklindeki ihbar üzerine harekete geçerek, araştırma sürecini başlattı.

ARAŞTIRMA BİR AY SÜRDÜ…

Öncelikle gelen ihbarın gerçeklik payının olup olmadığını değerlendiren Şifre Haber Genel Yayın yönetmeni Bülent Öztürk, yaklaşık bir ay süren bir araştırma sonucu, söz konusu başvurunun gerçek olduğunu ve başvuruyu yapan firmanın da İzmir merkezli DMR Enerji Otomasyon İnşaat Taahhüt San. Ve Tic. LTD.ŞTİ olduğunu öğrendi.

ŞİRKET YETKİLİLERİ RÖPORTAJ VERMEK İSTEMEDİ…

HİLMİ DEMİR/MÜTEAHHİT

DMR İnşaat Şirketi’nin adresine ulaşan Şifre Haber, şirketin sahibi Hilmi Demir’le röportaj yapmak istedi. Röportaj talebine olumsuz yaklaşan Şirket Sahibi Demir, Denizli’de Çameli Hayri Dev Kültür Merkezi ve Düğün Salonu, Honaz Yüzme Havuzu, Denizli Yaşam ve Kültür Merkezi ile Honaz İlçe Otogar ve İtfaiye Binası inşaatlarını, 2017 yılı itibarıyla üstlendiklerini, ciddi sorunlar yaşadıklarını ve suç duyurusunda bulunduklarını doğruladı ve “Konunun yargıya intikal etmesi için gerekli girişimlerimizi başlattık. Başvurumuzda şirketimin, 1 yıl süreyle ihale yasaklısı şirket haline gelmesine neden olan süreci, dönen dolapları, usulsüzlükleri ve sandık konusunu anlattık. Bundan sonraki aşamada, mağduriyetimizin giderilmesi için adaletin terazisinin çalışmasını bekleyeceğiz. Başımıza ne geldiyse, bizi yönlendirmeye çalıştıkları ve adına ‘sandık’ dedikleri çarka, dahil olmamamız yüzünden geldi” diyerek, tüm ısrarlarımıza rağmen kameralar önünde röportaj gerçekleştirme talebimize olumlu cevap vermedi.

PES ETMEDİK, ÇÜNKÜ…

Gazetecilik mesleği gereği, kamu çıkarlarını her zaman ön planda tutmamızdan kaynaklı hassasiyetimiz nedeniyle ve daha önce yaptığımız ve Başkan Zolan’ın mahkeme kararı aldırarak yasaklattığı ‘ihbar ediyoruz’ başlıklı haberimizde de, bir dönemin Ak Parti Merkez İlçe Başkanı, FETÖ Davası sanıklarından işadamı Ahmet Kayhan’ın 18.08.2016 tarihinde savcılığa verdiği ifadesinde de bahsettiği “ Ben müteahhitlik ve siyaseten de görevli olduğum için, Denizli Belediyesiyle ilgili bazı durumları burada anlatmak istiyorum. İnşaat yapım işinde belediye meclisinin yapacağı değişikliklerle kar marjımız değişebilir. Örneğin 1000m2’lik bir arsanıza, 4 adet daire sığıyor ise, yandaki parsel ile belediye meclisi tarafından birleştirilirse 2000m2 bir arsaya 10 daire sığar, dolayısı ile sizin bu işten bir binada 2 adet daire çıkıyordu. Örneğin bu iki dairenin toplam fiyatı 800.000TL ise bu işten, pazarlık usulü belediyeye bir miktar para verirsiniz.

Bu paranın pazarlığı Sezai G. ile yapılırdı. Onun bulunduğu odaya, bu konuşma yapılırken telefonla bile girilmezdi.  Bu para kendisine elden ödenir, Karşılığında herhangi bir makbuz alınmazdı. Belediyeye yardım adı altında istendiği için ve esasen yardım veren kişide bu durumdan kar ettiği için, yine Belediyeden korkulduğu ve ticari olarak hayatınız sıkıntıya düşe bileceği için bu konular şikayet konusu olmamıştır Ancak Denizli de bu rantı bilmeyen müteahhit yoktur. Sorulduğunda söylemezler ise şimdiye kadar benim de söylemediğim gibi belediye kanadından, açıkçası daha sonra inşaat ruhsatı alamayacağı korkusundan söylemezler.

KAYHAN/ZOLAN

Birebir yardım yaptığını bildiğim bir mütahit yoktur. Ancak belediye meclisinde TEVHİD kararları incelendiğinde, birleştirmelerin sonucunda rant elde edilenlerin tamamında müteahhitlerden para talebinde bulunulmuştur. Bu konu incelendiğinde açığa çıkacaktır. Ben yine siyaseten bulunduğum bir ortamda, ‘sakallı’nın bir müteahhitte iskan ruhsatından dolayı bu paralar zaten cematte gidiyor şeklinde karşısındaki kişiyi psikolojik olarak rahatlatmak amaçlı konuştuğunu biliyorum. Ben bu paraların şahsi olarak tamamının olmasa da, bir kısmının cemaat’e gittiğini düşünüyorum…” şeklindeki kayıtlara düşen ifadesini de bildiğimiz için, ilk kez bir müteahhitin, “Başımıza ne geldiyse, bizi yönlendirmeye çalıştıkları ve adına ‘sandık’ dedikleri çarka, dahil olmamamız yüzünden geldi” diyerek yargı yoluna başvurmuş olmasını, gazetecilik adına çok önemsedik.

VE SONUNDA, SUÇ DUYURUSUNA ULAŞTIK…

İşadamı ve dönemin Ak Parti Merkezefendi Kurucu İlçe Başkanı, sonrasında FETÖ Davası’ndan yargılanıp ceza alıp tahliye edilen, mahkeme huzuruna çıkarak ifade veren Ahmet Kayhan’ın ‘havuz’ olarak ima ve iddia ettiği, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nden 4 ayrı ihale alarak iş yapan DMR İnşaatın Sahibi Hilmi Demir’in de ‘sandık’ diye nitelendirdiği konunun, gerçek olması durumunda, kamu çıkarının ciddi anlamda zarar göreceği anlayışı ile araştırmamızı daha da derinleştirdik.

Uzun uğraşılar sonunda, nihayet DMR İnşaat’ın, avukatları Ahmet Cemil Balyeli aracılığıyla, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmek üzere, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla kaleme aldığı 14.08.2020 tarihli suç duyurusuna ulaştık…

GERÇEKSE, VAHİM…

Yaklaşık 5 sayfalık suç duyurusu metninde, sadece ‘sandık olayı değil, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin genel sekreter yardımcılarından biri, Fen İşleri Dairesi’nin ve Yapı Kontrol Birimi’nin üst düzey, 4 görevlisi hakkında inanılmaz iddialara yer verilmişti… Eğer bu iddiaların gerçeklik payı varsa, daha iddiaları sıralamadan durumun çok vahim olduğunu söyleyebiliriz…

İŞTE O İDDİALAR…

DMR Enerji Otomasyon İnşaat Taahüt San. Ve Tic.LTD.ŞTİ’nin Avukatı Ahmet Cemil Balyeli tarafından yapılan suç duyurusundaki iddiaların bir kısmı şöyle:

  • “İnşaat projelerine başladıktan sonra, belediyenin üst düzey yöneticileri tarafından bazı dayatmalarla karşılaşıldığı.
  • Şirketten özel araç talep edildiği, direnildiği…  Malzeme onayı vermeme ve işi yokuşa sürme süreci başlayınca, ‘peki’ denildiği. Ardından elden yakıt talebinde bulunulduğu. Buna itiraz edildiği. Aracın iş dışında kullanıldığının anlaşıldığı. Uyarılar sonucu aracı geri vermek durumunda kaldıklarını.
  • Araç olayından sonra üzerlerine baskının artarak devam ettiğini… Yapılan inşaatların etrafına, iş güvenliği ile ilgili her türlü tabelanın bulunmasına rağmen, ihale şartnamesinde olmamasına rağmen, bir reklam şirketine ait panoların konulması için baskı gerçekleştiğini, ama kesinlikle buna fırsat verilmediğini…
  • Her 4 inşaat için de yine bu üst düzey yetkililer tarafından sözleşmede olmayan markaların tercih edilmesi konusunda dayatmaların yoğunlaştığını, hakkedişleri geciktirilince de boyun eğerek, dediklerini yapmak zorunda kalındıklarını. Burada ne demek istediklerinin de ilgili kişilerin 2017-2018 yurtdışı seyahatlerine bakılması durumunda anlaşılacağını…
  • Geçici kabullerde eksik ve kusur bulunmamasına rağmen, yapılan projelerin kesin kabulleri rekor bir süre uzatılarak ve açılışları dahi yapıldıktan 1 yıl sonra, Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan işlerin kusurlu olduğu ileri sürülerek mahkemeye başvurulduğunu, örnek verilecek olunursa da, bilirkişi raporlarında 63.134 TL olan imalat eksikliği tespitine rağmen, 774.000 lira + KDV ile yeniden ihale edildiğini, bu ihalelerin belirli kişilere doğrudan temin yoluyla verildiğini ve usulsüz olarak hakkedişlerinin gasp edildiğini…
  • Denizli Büyükşehir Belediyesi’ndeki bu kişilerin, yerel firmalardan belirli bir kazanç geleneği oluşturdukları için, kendilerinden de bu şekilde haksız kazanç elde etmek istediklerini, bu sisteme de ‘sandık’ ismi verdiklerini, bunu da inşaat ihaleleri sürecinde öğrendiklerini… Bu üst düzey yöneticiler ve diğer çalışanlar tarafından sürekli olarak kendilerine ‘Sandık’a gittiniz mi, bağışta bulundunuz mu?” denildiğini, haksız kazanç elde etme çabaları içerisine girdiklerine, bu şekilde tanık olduklarını…
  • Bu çarka girmedikleri içinde, ödemelerinin geciktirildiğini, işler teslim alındıktan uzun bir süre sonra kusur tespitleri yapılarak, tespit edilenlerin çok üzerinde maliyetle ihaleler açarak ve aynı firmalara işi ihale ederek ciddi bir kamu zararı oluşturulduğunu ve şirketlerinin cezalı duruma düşürüldüğünü…”

CAZALANDIRILMALARINI İSTENDİ…

DMR İnşaat Firması yetkilileri, suç duyurusunun sonunda ise kendilerinden haksız kazanç elde etmeye çalışan, ödeme yapmayarak veya ödemeleri uzatarak zor duruma düşüren, işleri yapıp teslim etmelerine rağmen, değişik bahaneler üreterek çok ciddi rakamlarla yeniden ihaleye çıkılıp ve bu ihaleleri de aynı kişiye yönlendirerek yüksek meblağlar ödeyerek, kamuyu zarara uğratan bu kişiler hakkında kamu davası açılarak cezalandırılmalarını talep ettiler…

ŞİFRE HABER DİYOR Kİ:

Daha önce, işadamı ve dönemin Ak Parti Merkezefendi Kurucu İlçe Başkanı, sonrasında FETÖ Davası’ndan yargılanıp ceza alıp tahliye edilen, mahkeme huzuruna çıkarak ifade veren Ahmet Kayhan’ın da ‘havuz’ olarak ima ve iddia ettiği haberimizi, mahkemeye başvurarak yasak kararı aldıran Başkan Osman Zolan’ın, bu sefer bizzat 4 büyük projenin müteahhitliğini yapan DMR Firması’nın Sahibi Hilmi Demir’in iddialarını içeren bu habere de yasak kararı aldırıp ‘Yasakçı Başkan’ damgasının vurulmasını mı tercih edecek, yoksa 4 üst düzey yöneticisi hakkında ortaya atılan bu ürkütücü iddiaları araştırıp, gereğini mi yapacak?

Hep birlikte bekleyip göreceğiz…