Şifre Haber’in, Türkiye genelinde gündem oluşturan PAÜ’deki ‘Yabancı Öğrenci Skandalı’ haberini, bizi yakından takip eden okuyucularımız çok iyi anımsayacaklardır…
Şifre Haber 2021-2022 yılları arasında, PAÜ Rektörü Ahmet Kutluhan ve ekibinin işbaşında olduğu süreçte, ‘Yabancı Öğrenci Kayıt Skandalı’ haberini gündeme getirmiş, ilk etapta üniversite yönetimi her ne kadar ‘ teknik bir hata nedeniyle olmuştur’ şeklinde açıklama yapmış olsa da zaman içerisinde gerçeğin bu şekilde olmadığı anlaşılmış ve olay büyüyerek hem idari hem de adli yargı tarafından soruşturma sürecine konu olmuştu.
PAÜ’nün o zaman ki yönetimi kendi içinde bir soruşturma başlatarak konuyu YÖK’e ve adli yargıya iletmiş, 2 öğretim görevlisi ve 3 memur hakkında işlem yapılmıştı. Diğer bir deyimle kabak, görevleri verilen emirleri yerine getirmek olan görevlilerin başına patlamıştı.
Bu süreçte hem üniversite soruşturma ekibine hem de savcılığa tüm yaşananları açıkça anlattıkları ileri sürülen görevlilerden A.Ş.Ç isimle öğretim görevlisi memuriyetten uzaklaştırılmış, ama verdiği ifadede adı geçen birçok yetkili hakkında, aradan 3 yıl geçmesine rağmen bir işlem yapılmamıştı.
Geçen bu zaman diliminde Kayıtlarında bilgisayar programı üzerinden (exel) notlarını değiştirmek suretiyle, başta tıp ve mühendislikler olmak üzere üniversiteye usulsüz kayıtların yapıldığı tek tek tespit edilmesine rağmen, ne adli yargıda ne de YÖK bünyesinde bir arpa boyu yol alınamamıştı.
Hatta yaşanan yabancı öğrenci skandalının sadece PAÜ’de değil, Türkiye’deki birçok üniversitede de aynı yöntemlerle gerçekleştiği de ortaya saçılmaya başlamıştı.
Son gelişmelere bakıldığında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, bu konuyla ilgili eline ulaşan dosyaları, Türkiye’nin dört bir yanından yağmur gibi akması nedeniyle, problemin yaşandığı üniversitelerin bulunduğu il savcılıklarına ‘yerinde değerlendirilmesi’ amacıyla gönderdiği öğrenilirken, asıl bomba gelişme ise bu yılın başında Danıştay Birinci Daire Başkanlığı’nın verdiği kararla yaşandı.
PAÜ’NÜN SORUŞTURMA SÜRECİ TAMAMEN DEVRE DIŞI KALDI…
Danıştay Birinci Daire Başkanlığı’nın verdiği karara göre, PAÜ’nün eski rektörü Ahmet Kutluhan döneminde gerçekleştirilen ve tek bir tepe yöneticinin sorumlu kapsamına alınmadığı soruşturma sürecini ve verilen men-i muhakeme, kısmen lüzum-u muhakeme kararının bozulmasına hükmetti.
SORUŞTURMAYA DÖNEMİN YÖNETİCİLERİ ‘ŞÜPHELİ SIFATIYLA’ DAHİL EDİLSİN…
Aynı kararda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca soruşturmanın yeniden yapılması, soruşturmada tespit edilen söz konusu usulsüz yabancı uyruklu öğrenci kayıtlarında görev alan, belge kontrolünden, kayıt işlemlerinden sorumlu tüm Üniversite personelinin, bu kayıtların yapıldığı dönemde görevli olan Rektörün/Rektörlerin ve Öğrenci İşleri Daire Başkanının/Başkanlarının ŞÜPHELİ olarak soruşturma kapsamına alınmalarını, yeniden yapılacak soruşturma sonucunda Yükseköğretim Kurulu üyelerinden oluşturulacak üç kişilik Kurul tarafından gerekçeleri açıklanarak atılı suçlar nedeniyle bütün şüpheliler hakkında men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme yolunda karar verilmesi talep edildi.
Şimdi soruyorum…
Danıştay Birinci Dairesinin aldığını kararın gerekçelerine bakıldığında, eski Rektör Ahmet Kutluhan döneminde PAÜ’nün kendi iç bünyesinde gerçekleştirdiği soruşturma süreci tamamen usulsüzlükler ve eksikliklerle dolu olduğu ve kendi başına bir skandal olan Yabancı Öğrenci Skandalı’nın ise soruşturma süreci bakımından da yeni büyük bir skandala dönüştüğü görülüyor…
Bunu açıkça tespit eden Danıştay Birinci Dairesi, bununla da yetinmeyerek o soruşturma sürecinde alınan kararları devre dışı bırakan ve üstelik açık bir dille dönemin Rektörü, Öğrenci İşleri Daire Başkanının ve bu konuyla ilgili yetkili olan tüm personelin şüpheli olarak soruşturma kapsamına alınmalarını talep ederek, adeta fitili ateşlemiş bombayı ilgili makamlara gönderiyor…
Bu süreç devam ede dursun, biz de Şifre Haber olarak aşağıdaki sorularımızı, kamuoyunun bilgilenme hakkı adına başta YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar olmak üzere tüm yetkililere sormak istiyoruz…
- Adeta günah keçisi haline getirilen ve memuriyetten ihraç edilen dönemin Yurtdışı Öğrenci Koordinatörü A.Ş.Ç. isimli personelin ifade beyanlarında geçirdiği ve de talimat verdiklerini iddia ettiği Üniversitenin üst yöneticileri kimlerdir?
- Olayın Ceza soruşturması Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte iken, Dosya niçin Başkanlığınız eliyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yaklaşık 2 yıl önce gönderilmiş, dosya burada yaklaşık yine 1 yıl daha bekledikten sonra Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Şu anda bu dosya ile ilgili olarak son durum nedir?
- Soruşturma konusu usulsüz kayıtların yapıldığı dönemde görevli olan Rektörü/rektörleri, konuya yetkili rektör yardımcılarını, öğrenci işleri daire başkanlarını şüpheli sıfatıyla neden soruşturmaya dahil edilmedi?
- Usulsüz kayıtları tespit edilen kişilerin mevzuata uygun tanık sıfatıyla, yurtdışına çıkanların da Dışişleri Bakanlığı eliyle usulüne uygun şekilde ifade beyanlarını aldırdınız mı?
- Gerek Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı ve gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ve de yaklaşık 3 yıldır devam etmekte olan ceza soruşturmasına konu usulsüz kayıt işlemine yönelik, başkaca şikayetlerin bulunup bulmadığının, var ise bunların da idarece yürütülen soruşturma dosyası kapsamına alınması işlemi yaptırılmış mıdır?
- Usulsüz kayıtları yapılan yabancı uyruklu öğrencilerin, Üniversitede derslere katılıp katılmadıklarının, devam edip etmediklerinin, bu öğrencilere oturma, çalışma izni ya da vatandaşlık için söz konusu kayıtların yapılıp yapılmadığı hususlarının ilgili bakanlık ya da resmi makamlardan temini yapılmış mıdır? Yapılmadı ise gerekçe nedir?
- Yukarıda maddeler halinde kamuoyu adına sorduğumuz sorularımızın Üst Mahkeme kararlarına da konu olduğu düşünüldüğünde, yargı kararının ve sorularımızın ana muhatabı YÖK ve YÖK Başkanı Erol Özvar’dır. Sayın Özvar; Danıştay’ın Türk milleti adına talep ettiği gereklerin yerine getirilmesi için daha ne kadar beklemek niyetindesiniz?
