Yargının Butlan kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı koltuğuna yeniden oturan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından CHP Denizli İl Başkanlığı’na atan Av. Ayhan Oran, atama sonrası yaşananları anlattığı ve tepkisini dile getirdiği detaylı bir basın açıklaması yayımladı. CHP İl Başkanı Ayhan Oran açıklamasında, önceden boşaltılan parti il binasının merdivenlerine ve odalarına idrar yapılmasına ve çalışma alanlarının dağıtılmasına ‘Baba ocağına bu yapılır mı’ şeklinde tepki gösterdi.
Cumhuriyet Halk Partimizin kararlı, mücadeleci bir neferi olarak böylesine kritik bir süreçte İl Başkanlığı görevimi; kavgacı değil kucaklayıcı, dar değil kapsayıcı, iddiacı değil iddialı bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmek için sonsuz ve içten gayret göstermeye kararlı olduğunu söyleyen CHP İl Başkanı Ayhan Oran “Baba ocağı, dedikleri parti binamıza girdiğimizde odalarını ve merdivenlerini idrarla kirletilmiş halde bulduk. Kahrolduk, utanç duyduk” diyerek yaşananları detaylı bir şekilde şöyle anlattı:
GÖREVE BAŞLADIKLARI İLK GÜN KARŞILAŞTIKLARI MANZARAYI ANLATTI
Göreve resmen başlamalarının ardından parti binasında karşılaştıkları görüntülerin kendilerini derinden yaraladığını belirten CHP Denizli İl Başkanı Ayhan Oran, yaşananların yalnızca şahsına değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine yapılmış büyük bir saygısızlık olduğunu söyledi. Sürecin nasıl başladığını kamuoyuyla paylaşan Oran, şu ifadeleri kullandı:
“Göreve geldiğimiz andan itibaren, yaşadığımız mesnetsiz iddiaları, talihsiz olayları ve maruz bırakıldığımız haksızlıkları, siz kıymetli basın emekçilerimizin vasıtasıyla kamuoyunun takdirlerine sunuyorum.
Görev yazımız 10.07.2026 tarihinde tarafımıza açıklandı ve görev yazısı 14.07.2026 tarihinde elimize ulaştı.
15.07.2026 tarihinde Topraklık Mahallesi’ndeki il binamızın kilitlerini değiştirmek zaruriyetiyle binaya gittiğimizde, hepimizi derinden üzen ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine asla yakışmayacak bir manzarayla karşılaştık.
Binaya girdiğimiz anda, bir gün öncesinden kalmış olduğu açıkça anlaşılan idrar nedeniyle ağır bir koku ile karşılaştık. Üst kata çıktığımızda ise çalışma alanlarının dağıtılmış olduğunu ve şahsıma ait duvara asılı afişin hakaret kastı taşıdığı izlenimi veren bir şekilde yer aldığını gördük. (Bunlara ait görüntüleri üzülerek kamuoyunun takdirlerine sunuyorum.)
CHP’nin çatısı altında yer almış hiç kimsenin yapmayı aklından dahi geçiremeyeceği, şahsıma yönelik bir saygısızlık boyutunu aşmış bu manzara, yetki ve sorumluluklarını aşanların, kavgadan medet umanların hanesine bir utanç olarak yazılmıştır. Kendisini Cumhuriyet Halk Partili olarak görenlerin ‘baba ocağı’ dedikleri CHP İl Binasına bu şekilde müdahaleleri, bir mesaj ve eleştiri olarak görülemez. Kastını ve haddini aşan bu tutuma kurtuluşun ve kuruluşun partisi CHP’mizin tek bir üyesinin de Denizlimizin güzel insanlarının da gönlü razı gelmez.
Bir siyasi görüşten, herhangi bir makam ve yetkiden bağımsız olarak soruyorum:
Kişisel hırs ve ikbal peşinde olanların bu hınç dolu davranışı kime, kimlere, nelere zarar verir? Bunları yapabilme cüretini olumlayabilecek, alkışlayabilecek birileri olabilir mi?
Yıllardır ‘baba ocağımız’ dedikleri bir siyasi parti binasını idrarla kirletmeye yeltenmek; hangi vicdan, hangi ahlak, hangi mantığın yansımasıdır?
Bırakın siyasi kültürü ve nezaketi, norm dışı davranışlarla siyasi temsiliyetin yanından yöresinden geçemeyecek tıynetteki bu çirkinlik ve vasatlık; ulu çınarımız Cumhuriyet Halk Partisi’ne zarar verebilir mi?”
DEVİR TESLİM SÜRECİNDE UZLAŞIYI ÖN PLANDA TUTTUK
Görevlendirme yazısının kendilerine ulaşmasının ardından hukuki haklarını kullanmak yerine öncelikle uzlaşı zemini oluşturmayı tercih ettiklerini belirten CHP Denizli İl Başkanı Oran, eski yönetimle diyalog kurmak adına birçok girişimde bulunduklarını ancak olumlu bir sonuç alamadıklarını ifade etti. Devir teslim sürecine ilişkin yaşananları şu sözlerle anlattı:
“Değerli basın mensupları;
Görev yazımızın tarafımıza ulaşmasının ardından, il başkanı olarak üzerime düşen sorumluluğun bilinciyle hareket ettim.
Partimize ait araçların, demirbaşların, defterlerin ve diğer tüm envanterlerin tarafımıza teslim edilmesi konusunda hemen hukuki yollara başvurmadım. Uzlaşma ihtimalini sonuna kadar zorladım.
16.07.2026 tarihinde önce önceki il başkanımız Sayın Ali Osman Horzum’u saat 17.11’de telefonla aradım. Telefonuma cevap verilmedi.
Bunun üzerine aynı gün saat 19.08 sıralarında kendisine WhatsApp üzerinden tamamen iyi niyet çerçevesinde bir mesaj gönderdim.
Mesajımda yalnızca devir ve teslim sürecine ilişkin düşüncelerini sordum, görev yazımızın tarafımıza ulaştığını, artık hukuki sorumluluğun bizde olduğunu ifade ederek uzlaşma içerisinde bir çözüm bulunmasını rica ettim.
Bu mesajı da kamuoyuyla olduğu gibi paylaşıyorum.
Ancak bütün iyi niyetli girişimlerimize rağmen herhangi bir cevap alamadım. Yine arkasından önceki yönetimle sürekli görüşen ve beraber olan parti büyüklerini, hukukçuları aradım, bu süreci daha mantıklı ve hukuka uygun şekilde sürdürmek istediğimi ilettim. Fakat şu ana kadar olumlu bir cevap alamadık.
Buna rağmen yine hukuki süreci başlatmak için acele etmedik. Bugün burada bu açıklamanın hazırlandığı ana kadar dahi uzlaşma ihtimalini korumaya çalıştık. Çünkü bizim önceliğimiz kavga değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal itibarının korunmasıydı. Bu çaba sonuna dek kararlılıkla sürdürülecek.”
YENİ İL BİNASINA TAŞINIRKEN DESKİ’DE YAŞANANLARI PAYLAŞTI
Yeni hizmet binasına taşınma sürecinde resmi kurumlarla yapılan işlemlerde herhangi bir sorun yaşamadıklarını belirten Oran, yalnızca DESKİ’de beklemedikleri bir uygulamayla karşılaştıklarını söyledi. Konuyla ilgili yaşadıkları süreci ayrıntılarıyla anlatarak şu açıklamayı yaptı:
“Bir diğer konu ise yeni il binamıza taşınma sürecinde yaşadığımız üzücü gelişmelerdir.
Biz mevcut il binasına gitmeyişimizi bir zafiyet olarak değil, partililerimizin karşı karşıya gelmemesi ve en küçük bir tartışmanın yaşanmaması adına bilinçli bir tercih olarak gördük.
Bu nedenle tüm imkanlarımızı seferber ederek yeni hizmet binamıza taşındık.
Görev yazımız, yetki belgelerimiz, tapu kayıtlarımız, yapı kayıt belgelerimiz ve gerekli tüm resmi evraklarımızla birlikte Türk Telekom, AYDEM ve diğer tüm resmi kurumlara başvurularımızı yaptık. Hiçbir kurumda herhangi bir sorun yaşamadık.
Ancak DESKİ’de su aboneliği işlemleri sırasında, tüm belgelerimiz eksiksiz olmasına rağmen anlam veremediğimiz bir tutumla karşılaştık.
Şahsım bizzat başvuruda bulunmasına, il başkanı olduğumu gösteren resmi görevlendirme yazısını ibraz etmeme rağmen işlemlerimiz sonuçlandırılmadı.
Hatta konuyla ilgili üç kez DESKİ Genel Müdürü’nü aramak zorunda kaldım ve yalnızca bir görüşme gerçekleştirebildim. Bu aramalarımı da sizlerle paylaşıyorum.
Buna rağmen işlemimiz yine geciktirildi. Bizden ayrıca yönetim kurulu karar defteri istendi. Oysa elimizdeki resmi görevlendirme yazısı ve il başkanlığı yetki belgesi hukuken yeterliydi. İşlemler sırasında görevli personelin dahi yaşanan duruma şaşkınlıkla yaklaştığına bizzat şahit oldum.
Bizler hiçbir vatandaşın hakkı olmayan bir engelle karşılaşmasını istemediğimiz gibi, Cumhuriyet Halk Partisi Denizli İl Başkanlığı’nın da hukuken sahip olduğu bir hakkın geciktirilmesini ve fiilen engellenmesini doğru bulmuyoruz. Bu anlayışı kabul etmiyor, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaştırmıyoruz.”

“ENERJİNİZİ KAVGAYA DEĞİL, DENİZLİ’YE HİZMET ETMEYE HARCAYIN”
Açıklamasının son bölümünde parti içindeki tartışmalara, hakaretlere ve provokatif girişimlere de değinen CHP İl Başkanı Ayhan Oran, bundan sonraki süreçte sağduyu ve birlik mesajı verdi. Demokrasi kültürünün hakaretle değil, fikirlerle yaşatılabileceğini belirten Oran, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Son olarak şunu ifade etmek istiyorum.
Demokrasilerde elbette eleştiri olacaktır. Fikir ayrılıkları olacaktır. Ancak hakaretin, provokasyonun, kişiselleştirmenin ve kurumsal itibarı zedeleyen davranışlar hiçbir şekilde demokrasiyle bağdaşmaz, bağdaştırılamaz.
İl Başkanlığı binasının anahtarlarını kullanarak içeri girip şahsıma yönelik provokatif davranışlarda bulunanlara, ofisimin önüne gelerek hakaret etmeye çalışanlara ve pankartlarla gerginlik oluşturmaya çalışanlara tek bir sözüm var:
Bu enerjinizi birbirinizi kırmak için değil, Denizli’ye hizmet etmek için harcayın.
Bu enerjinizi yurttaşlarımızın sorunlarını çözmek için kullanın.
Bu enerjinizi ülkemize ve milletimize fayda sağlamak için kullanın.
Bu enerjinizi kendinize saklayın.
Çünkü günün sonunda herkes yaptıklarıyla, söyledikleriyle ve vicdanıyla baş başa kalacaktır. Vicdan; hiçbir mahkemenin veremeyeceği en büyük hükmü veren yerdir.
Bizler yolumuza kinle değil, hukukla; öfkeyle değil, sağduyuyla; ayrıştırarak değil, birleştirerek devam edeceğiz. Kutuplaşma siyasetinden beslenen, popülist siyasetle heveslenen değil; yaptıklarıyla, ilkeleriyle, değerleriyle ve birlikteliğiyle örnek siyasetçiler olacağız. Siyasi iklimin yanardönerleri değil, kökleri güçlü CHP’mizin evlatları olarak başımız dik, alnımız açık; hesap soran, hesap veren, şeffaf ve güven inşa eden siyasi kimlikler olarak Denizli’mize hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Takdir her zaman olduğu gibi yüce milletimizin ve kamuoyunun olacaktır.
Sizlere; Cumhuriyet Halk Partisi Denizli İl Başkanı olarak Atatürk’ün ilkeleri ışığında, dürüstlük ve samimiyetle yürüyeceğimin sözünü veriyorum. Denizlili hemşehrilerimiz, kıymetli seçmenlerimiz; kökleri geçmişe, dalları geleceğe uzanan ulu çınarımızın gövdesine yaslanmak, dalları altında soluklanmak, kaybettirdikleri güveni, yok ettikleri umudu birlikte inşa etmek için hepinizi CHP ailemize bekliyorum.
Son olarak şu sözle basın açıklamamı sonlandırmak istiyorum;
‘İnsan, dilinin altında gizlidir. Hiçbir süs, edep kadar güzel değildir.'”
