• Güncelleme: 11:49:52 - 6 Temmuz 2026
  • Yayınlama: 14:19:40 - 4 Temmuz 2026

Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK) bileşenlerinden HEPBÜROSEN Genel Başkanı Nadidegül Elpeze Özbengi, Haziran 2026 enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından kamu çalışanları ve memur emeklilerinin maaş artışlarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Özbengi, enflasyon farkının maaş zammı olarak gösterilmesine tepki göstererek, kamu çalışanlarının alım gücünün her geçen gün daha da gerilediğini savundu.

Yazılı basın açıklamasında hükümete ve toplu sözleşme sürecinin taraflarına çağrıda bulunan Özbengi, Temmuz ayında ilave ücret artışı yapılmasını ve 2027 yılı için belirlenen zam oranlarının yeniden ele alınmasını istedi.

“Enflasyon Farkı Bir Kazanım Değil”

Haziran ayı enflasyon rakamlarıyla birlikte memur ve memur emeklilerinin yılın ikinci yarısında alacakları maaş artışının netleştiğini belirten HEPBÜROSEN Genel Başkanı Özbengi, kamuoyunda “zam” olarak değerlendirilen enflasyon farkının gerçekte geçmiş dönemde yaşanan gelir kaybının gecikmeli telafisinden ibaret olduğunu ifade etti.

Enflasyon farkının çalışanların refahını artırmadığını vurgulayan Özbengi, gerçek ücret artışının sağlanabilmesi için maaşların yaşam maliyetlerine göre yeniden belirlenmesi gerektiğini söyledi.

“Vatandaşın Yaşadığı Hayat Pahalılığı Resmi Verilerin Çok Üzerinde”

Türkiye’de milyonlarca memur, sözleşmeli personel ile emekli, dul ve yetimin gelirlerinin TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri üzerinden belirlendiğini hatırlatan HEPBÜROSEN Genel Başkanı Özbengi, resmi veriler ile vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı ekonomik gerçekler arasında ciddi bir fark oluştuğunu öne sürdü.

Elektrik, doğalgaz, akaryakıt, kira, eğitim, gıda ve sağlık gibi temel harcama kalemlerinde yaşanan fiyat artışlarının maaş artışlarını büyük ölçüde geride bıraktığını belirten Özbengi, kamu çalışanlarının satın alma gücünün her geçen gün azaldığını dile getirdi.

“Barınma Ve Gıda Maliyetleri Alarm Veriyor”

Açıklamasında ekonomik göstergelere de yer veren HEPBÜROSEN Genel Başkanı Özbengi, yoksulluk sınırının 116 bin lirayı aştığını, milyonlarca vatandaşın sosyal yardımlarla yaşamını sürdürmeye çalıştığını ifade etti.

Türkiye genelinde konut kiralarının tarihi seviyelere ulaştığını belirten Özbengi, özellikle büyükşehirlerde barınma maliyetlerinin kamu çalışanları açısından en büyük ekonomik sorunlardan biri haline geldiğini söyledi.

Gıda fiyatlarındaki artışın da dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu savunan Özbengi, bu tablonun vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamasını her geçen gün daha da zorlaştırdığını kaydetti.

HEPBÜROSEN Genel Başkanı Özbengi: Enflasyon Farkı Zam Değil, Kayıpların Gecikmiş Telafisidir
HEPBÜROSEN Genel Başkanı Özbengi: Enflasyon Farkı Zam Değil, Kayıpların Gecikmiş Telafisidir

“Borçlanarak Yaşayan Bir Toplum Oluştu”

HEPBÜROSEN Genel Başkanı Nadidegül Elpeze Özbengi, tüketici kredileri ve kredi kartı borçlarındaki yükselişe de dikkat çekerek, milyonlarca vatandaşın gelirini artırarak değil, borçlanarak yaşamını sürdürmek zorunda kaldığını dile getirdi.

Ekonomik büyümenin toplumun geniş kesimlerine yansımadığını ifade eden Özbengi, servet dağılımındaki dengesizliğin sosyal adalet açısından da ciddi riskler oluşturduğunu söyledi.

“2027 Zam Oranları Daha Şimdiden Yetersiz”

Merkez Bankası’nın enflasyon tahminleriyle kamu çalışanlarına toplu sözleşmeyle öngörülen zam oranlarını karşılaştıran Özbengi, 2027 yılı için belirlenen artışların yüksek enflasyon karşısında yetersiz kalacağını savundu.

Yıllardır toplu sözleşme masasında yetkili bulunan sendikal yapının kamu çalışanlarının hak kayıplarını önleyemediğini öne süren Özbengi, mevcut toplu sözleşme sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

KASK’tan Hükümete Beş Maddelik Talep

Basın açıklamasının sonunda KASK adına çağrıda bulunan Nadidegül Elpeze Özbengi, kamu çalışanlarının ekonomik koşullarının iyileştirilmesi için şu talepleri sıraladı:

Temmuz 2026 maaşlarına ilave ücret artışı yapılması,

2027 yılı toplu sözleşme zam oranlarının yeniden müzakere edilmesi,

Maaşların gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak güncellenmesi,

Gelir vergisi sisteminin ücretliler lehine yeniden düzenlenmesi,

Şeffaf ve güvenilir bir fiyat endeksi oluşturulması ile ekonomik büyümeden kamu çalışanlarının hak ettiği payı almasının sağlanması.

Özbengi, açıklamasını, “Bizler bu devletin yükü değil, gücüyüz. Devlet kendi gücünü yoksullaştırarak büyüyemez.” sözleriyle tamamladı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir