Merkezefendi Belediyesi Meserret Sokak için fikir yarışması açtı. Anlatılanlara bakılırsa bu yarışmadan amaç, sanat ve kültür sokağı yaratmak.

Bu mümkün mü?

Elbette neden olmasın?

Türkiye’de bunun güzel örnekleri var.

Denizli’de ise daha önce iki benzer girişim yaşanmış.

Birincisi; 1980’lerde Ali Acar döneminde, ikincisi 2003’te Ali Aygören zamanında. Birincisini yapmak yerine yıktığı için konumuz dışı bırakıyorum. İkincisi önemli, çünkü; mimar Cengiz Bektaş tarafından projelendirildi ve sokağa bugünkü şekli verildi. Bektaş’ın amacı geleneksel dokuyla birlikte sokakta kültür ve sanatın içiçe olmasıydı.

Oldu mu?

Ne yazık ki hayır!

Peki neden olmadı, bu yarışma sonunda olur mu?

Bu sorunun yanıtını vermek için sayfaya 4 konuk getirdim. Cevap onlar da..

konuklarımın hepsi mimar, üstelik hepsi mimarlar odası başkanlığı yapmış isimler. (Hatta biri Hüsamettin Ataman Aygören döneminde Bektaş’ın projesi uygulanırken meclis üyesiydi) Bunu özellikle söylememdeki amaç, fikir ve uygulama yarışmasılarına aşina isimler. Arif Balkanay, Süleyman Boz, İbrahim Şenel, Hüsamettin Ataman buyrun okuyunuz…

(Seval UYSAL)

************************

Bu haliyle bu yarışmadan bir şey olmaz

Süleyman Boz/Mimar

Merkezefendi Belediyesi’nin bu haliyle açtığı yarışmadan bir şey olmaz. Sokak kent merkezinden bağımsız düşünülemez. 18 yıl önce projelendirilen, uygulaması yapılan sokağın o zamanki projeden ne gibi farklı sonuçlar amaçlanıyor? Cengiz Bektaş o zaman yapılanın en iyisini yaptı. Su öğesini kullandı, Arnavut kaldırımlar döşedi.

O sokaktaki dükkanların mülkiyet sorunu çözülmediği takdirde yapacaklarınız sokak düzenlemesinin ötesine geçmez. Döşeme değişir, kent mobilyaları yenilenir o kadar!

Meserret, Melek pazarı ve Çınar’ı daha kapsamlı, radikal, başı sonu belli olan, sadece kentsel, peyzaj, ve mimari planlama değil, ekonomik, kültürel, ticari, sosyal, mülkiyet planlamaları ile yaklaşarak sonuç alınabilir. Melek pazarını ve Meserret’i öyle planlamalı ve değiştirmelisiniz ki, 18 yıl sonra birileri el atamamalı ve kent merkezi Avrupa benzerleri gibi yüzyıllarca yaşamalı.

Merkezeefendi Belediyesi bir şey yapmak istiyorsa Bektaş’ın projesine sadık kalarak onarsın iyileştirsin tamir etsin.

************************

Tekil düzenleme ile bir yere varılmaz

Arif Balkanay/mimar

Tekil düzenleme ile bir yere varılmayacağını görmemiz gerekiyor. Bence bu yarışmadan bir şey çıkmaz. Kent merkezi için kültürel, tarihi ve stratejik bir kalkınma şart. Bir sokak değil, bölgesel olması gerekiyor. Aygören zamanında Meserret Sokak düzenlemesi yapıldı, Cengiz Bektaş yaptı iyi bir projeydi. Meserret dokunulmuş bir yer, önceliği nedir bunu masaya yatırmak gerekiyor.

Mülkiyet kavramı, hedef kitlen ne? kullanıcı kim? neye göre tanımlıyorsun? Bölgesel bir tasarım olmalı, amacı olmalı, 50 bin üniversite öğrencisinin vakit geçirebileceği bir alan veya Pamukkale’ye gelen 1 milyon turistin kent merkezine akmasına neden olan mekan yaratılmalı. Öncelikleri belirleyelim. Yarışma yapalım burayı düzenleyelimleolmaz.Bu fiziki mekanın düzenlenmesi ile olacak bir şey değil, kentin geleceğine yön veren otoritelerin her anlamda kendini hazır hissetmesi lazım.

************************

Belediyeyi destekliyorum

Hüsamettin Ataman/Mimar

Her proje yapılırken güzel düşüncelerle yapılır. Ancak projelerin uygulanması ayrı bir olay. Bir sanat kültür sokağı oluşsun istiyorsunuz. Ancak uygulamada o düşüncenin gerçekleşmesini sağlayan koşulları da yerine getirmeniz gerekir. Kışın sanatçıların sohbet ettiği kapalı mekanda içinizi ısıtacak bir kadeh şarap içirtmiyorsanız, yazın açık mekanda serinletecek buz gibi bir bira içirtmiyorsanız o sokağın adı sadece sanatçı sokağı olur. Sanatçıları oraya toplayamazsınız o koşulları yaratamazsanız neye yarar ki. Tabii alkollü içki ayrıntı ve aykırı bir örnek. Müzik dinletileri resim heykel sergileri edebiyat söyleşileri gibi eylemlerin özgürce yaşanabilmesi gerek. Bu sokakta yemek yenen yerlerin Denizli’ye özgü tatları sunması gerek. Bu proje yarışmasından bir şey çıkmaz demek yanlış bir peşin hüküm. Merkezefendi Belediyesi iyi niyetle bir şeyler yapmaya çalışıyor diye algılıyorum olayı. Uygulanacak projeyi görelim sonra değerlendirme yapalım. Cengiz Bektaş iyi niyetli bir proje hazırladı. Ancak orasından burasından kırpıla kırpıla sokak istenen amacın dışında bir görünüm aldı. Sadece yol döşemesi ve ortada akan su kaldı geriye. Sanatçılara ayrılan sokak pideci dönerci hamburgercilere kaldı. Cengiz Bektaş’ın projesine destek verdim, uygulamada başarılı olmasını çok istedim. Denizli merkeze gelen gezginleri Kaleiçi ve bayramyerinden sonra Delikliçınar’a ve bu sokağa getirip soluklandırabiliriz. O nedenle iki projeyi birden ele almalı belediye. Çatalçeşme ile Meserret sokağın bağlantısı da Pamukkale ve büyükşehir belediyelerinin devreye girmesini zorunlu kılıyor. Sonuç olarak Merkezefendi Belediyesi’nin projelendirme kararını destekliyorum. Belediye daha işin başında mimarlar odası ve mimarlık fakültesi ile işbirliği yapmasını çok önemsiyorum. Başarılı bir proje uygulaması için de kentimizle ilgili sorumluluk duyan herkesin yardımcı olacağına inanıyorum.

************************

Meserret ilk 5’e girmez

İbrahim Şenel/Mimar

“Öncelikle şunu söylemek isterim. Yarışma açtırmak zordur. Bu enerjimizi niye başka noktalarda harcamadık? Mesele kente dair sorun çözmekse, Meserret ilk 5’e girmez. Ulusal ölçekli bir yarışma için ölçek küçük. Bu yarışmadan somut üretim altlığı çıkamaz. Denizli’de rafa kaldırılan örneklerden olur.

Mesele sadece sokağın kaldırım düzenlemesiyle bitmiyor. Kaldı ki bu daha önce Cengiz Bektaş tarafından yapıldı. Sokağın çeperlerindeki dükkanlar, özel mülkiyete ait mekanlar var, bunların sokaktaki durumları ne alacak?

Biz burada ne değiştireceğiz ki?

Uygulanırlığı paydaşlarla olur. Bütün sokağın mekan sahipleriyle görüşülmesi gerekir. Kamuoyuna mal edilmeden ortaya çıkmış bir proje algısı var bende. Yapmış olmak için yapılır.