4 Ağustos 2016’dan,17 Nisan 2020’ye uzanan termik santral serüveni…

“Kurt dumanlı havayı sever” derler ya. Meali şöyledir: “Kendi yararına bir iş yapmak için fırsat kollayan kişi, kimsenin engel olamayacağı karışık zamanı sever.”

Lafı şuraya getireceğim:

Avdan Termik Santrali süreci ne zaman başladı?

4 Ağustos 2016’da…

Bu tarihte ne oldu?

Avdan Madencilik Enerji San. ve Tic. A.Ş tarafından Avdan Termik Santrali Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) halk katılım ve bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Peki o toplantıda kimler vardı?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma Dairesi Başkanlığı ve DESKİ Genel Müdürlüğü, DSİ 21. Bölge Müdürlüğü, DSİ 212. Şube Müdürlüğü, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, İl Halk Sağlık Müdürlüğü, iki mahalle muhtarı, birkaç köylü…

Başka?

Yok!

Peki neden?

Bu sorudan muradımız çevreci kuruluşlar ise o sıra örgütlü bir çevreci bir hareket yok.

Meslek odaları ise durumdan habersiz…

Kaldı ki toplantının yapıldığı tarihe dikkat buyurursak, cevap kendiliğinden gelecek.

ÇED toplantısının yapıldığı tarih: 4 Ağustos 2016!.. Yani;15 Temmuz darbe girişiminden 20 gün sonrası…

Olağanüstü hal var. Her türlü toplantı ve gösteri yasak… Böyle bir toplumsal iklimde yapılan “Halkın bilgilendirme toplantısında” şirket köylülere ne anlattı, köylüler ne anladı dersiniz?

Şirketin ne anlattığını bilmem de köylülerin ne anladığını söyleyebilirim:

Arsaların değeri artacak.

Santrale işçi alınacak.

Peki sonra…

Sonrası bildiğiniz gibi ÇED süreci başladı.

Avdan Madencilik Enerji San. ve Tic. A.Ş termik santral için her defasında yerel paydaşlarının onayını ala ala (bu konuyu ayrıca yazacağımız için, şimdilik girmiyoruz.) ÇED sürecini 2017-2018-2019 arasında da sorunsuz yürüttü ve 2020’de son nihai halini verdi.

Halk arasında bir deyiş vardır: “Bir iş nasıl başlarsa öyle biter”

Avdan Termik Santrali için bu sözü etmemizde bir sakınca yok!

Başlangıcı olağanüstü koşullarda başlayan ÇED sürecinin, yine olağanüstü koşullarda nihayete ermesi bu söze tam oturmuş görünüyor. 

Şöyle ki;

10 Mart’ta Korona virüs salgını başladı.

20 Mart’ta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Avdan Termik Santrali nihai ÇED raporunu onayladı.

Salgın şiddetini artırdı, günlük ölüm oranları 100’ü aştı. İnsanlara “sokağa çıkmayın” uyarıları yapıldı.

8 Nisan’da 10 günlük ÇED itiraz süresi başladı. 

Mahallenin muhtarı bile durumu 8 Nisan’da eline ulaşan resmi bir yazıyla öğrenmiş, öylece baka kalmıştı.  CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Avukat Gülizar Biçer Karaca’ya ulaştı. Karaca, Denizli Barosu Çevre Komisyonu Koordinatörü ve CHP üyesi Hasan Ozan Orpak’la birlikte iki ayakları bir pabuca girdi, itiraz dilekçesi hazırlandı. “Biz bu santrali istemiyoruz” demek yeterli olmadığı için, 1500 sayfalık ÇED raporu okundu, altı çizildi. Bunun için günler gerekti.

İş bu kadarla kalsa iyi;

Herkes eve kapanmışken, kapılar çalındı köylülerden imza toplandı.

17 Nisan’da Muhtar İlhan Kulaç’la, Avukat Hasan Ozan Orpak,74 imzalı itiraz dilekçesini Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne, sürenin bitimine saatler kala teslim etti.

Avdan Termik Santrali’nin 4 Ağustos 2016’dan, 17 Nisan 2020’ye uzanan ÇED serüveni böyle işte…

 Bilmem anlatabildim mi?

Sizce de, tam bir ‘fırsat bu fırsat’ süreci işletilmemiş mi?