• Güncelleme: 17:35:14 - 14 Temmuz 2026
  • Yayınlama: 17:30:18 - 14 Temmuz 2026

Denizli Belediye Meclisi’nde gerçekleşen toplantıda, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu hakkındaki iddialara ve sosyal medyadaki tartışmalı küfürlü görüntülere yönelik kapsamlı ve sert bir açıklama yaptı. Başkan, belediyenin şeffaf ihale yönetim anlayışını savunurken, kamuoyunda “adrese teslim ihale” ve “muhtarlara yönelik tavır” olarak bilinen tartışmalı konulara dair doğrudan yanıtlar verdi.

“İhalelerimiz Şeffaf, Cezai Şartlarımız Ağır”

Araç kiralama ihalelerinin “adrese teslim” yapıldığı yönündeki iddiaları kabul etmeyen Denizli Belediye Başkanı Çavuşoğlu , sürecin tamamen şeffaf olduğunu belirterek, firmalara karşı uygulanan ağır cezai şartlara dikkat çekti. Başkan, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi ‘adrese teslim ihale’ diyorlar. Ya kardeşim, ne adresi teslimi? 6×6 araç istiyoruz, çift kabin istiyoruz, damperli araç istiyoruz. Sahibinden.com’a girin, binlerce var. Bu araçlar dünyanın her yerinde var. Biz bu araçları halkın hizmeti için kiralıyoruz. Ve şunu da net söyleyeyim; eğer bu firma, o sözleşmede belirlenen 25 günlük sürede araçları teslim etmezse, her gün için 50.000 TL ceza keseceğiz. Biz halkın hakkını korumak zorundayız, kimseye burada peşkeş çekilmiyor.”

“Ben de Bir İnsanım, İftira Atana Karşı Tepki Gösterdim”

Sosyal medyada büyük yankı uyandıran ve bir cami açılışı sırasında yaşandığı iddia edilen “muhtarlara yönelik küfür” tartışmasına da açıklık getiren Başkan Çavuşoğlu, olayın tüm muhtarları değil, sadece yalan haber üreten bir sosyal medya fenomeni muhtara hedef aldığını belirtti. Başkan, o anki duygularını ve olayın iç yüzünü şu sözlerle aktardı:

Denizli BB Başkanı Çavuşoğlu 'İhale' ve 'Küfür' iddialarına Cevap Verdi
Denizli BB Başkanı Çavuşoğlu ‘İhale’ ve ‘Küfür’ iddialarına Cevap Verdi

“Sosyal medyada dönen o görüntüler, tüm muhtarlarımıza yönelik değildir. Benim muhtarlarımla aram gayet iyidir. O gün orada, sürekli yalan haber yapan, algı yönetmeye çalışan bir sosyal medya fenomeni arkadaşa karşı verdiğim bir tepkidir. Ben yalancıya söylüyorum. Yalancıya ne denir. Adam Denmez. Diyemedim. Ha sonunda bir kısmını da montajlamışlar. İnşallah yargı aşamasında çıkar. Bir bölüm var, orasını hatırlamıyorum. Ama diğerleri bana ait. Bugünde yalancıya yalancı diyeceğim, yarında sahtekara sahtekar diyeceğim, Adam şerefli değilse de, şerefsiz demekten erinmeyeceğim.

Elbette ki ben de bir insanım. Benimde gerildiğim zamanlar olacak. Sıkıntıya düştüğüm zamanlar olacak. Varsa sözümüzden kaynaklı bir cezamız çekeriz. Ama şerefsize şerefli demekte içimden gelmez. Benim de tepkilerim olabilir. Ceremesi neyse de gider çekeriz. Muhtarlık nezdinde bir olay değil, iki tane yalancı nezdinde ortaya çıkan bir olaydır. Evet, ben bir belediye başkanıyım ama her şeyden önce etten kemikten bir insanım. İçim yanıyor, haksızlığa uğradığımda, yalanla iftirayla karşılaştığımda bir insan olarak tepki veriyorum. Ben o tepkiyi oradaki yalan mekanizmasına verdim. Herkes şunu bilsin ki, bana veya belediyeme iftira atanın, yalan haber yapanın peşini hukuken de bırakmayacağım.”

Başkan, konuşmasını belediye kaynaklarının artık “alavere dalavere” düzenine değil, doğrudan çiftçiye, Parkinson hastalarına ve ihtiyaç sahibi ailelere aktarılmaya devam edeceğini vurgulayarak noktaladı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir