Seval UYSAL/KÖŞE-YORUM

Önce Esat Sivri’yi kaybettik. Sonra Besalet Küçüker aramızdan ayrıldı. Şimdi de Nevzat Özel’i yitirdik. Geride bölük pörçük hatıralar, oraya buraya dağılmış fotoğraflar kaldı. Esat Sivri’yi 2019’un ikinci yarısında kaybettik.

ESAT SİVRİ

Küçüker’i 2020’nin Nisan’ında, Özel’i de (bugün) 2020 Kasım’ında toprağa verdik. Tekstilin birinci kuşak temsilcilerini arka arkaya kaybetmemiz belki bir tesadüf, belki de ortak kaderleriydi. Sivri öldüğünde 85, Küçüker 82, Özel 78 yaşındaydı. Sivri Denizli merkez, Küçüker ve Özel Babadağlı idi. Doğdukları yer, zaman farklı olsa da hikayeleri aynıydı…

ÇALIŞMAK İÇİN YAŞADILAR…

BESALET KÜÇÜKER

Onlar; dokuma tezgahlarının arasında doğmuş, tezgah sesini bebekken ninni, delikanlılıkta türkü yerine dinlemiş bir nesil. Ne doğuştan zengin, nede kentsoylu. Konaklarda, dadılarla büyümedikleri gibi yüksek tahsil de yapmadılar. Bilip gördükleri çalışmak; sabah ezanından, gece yarılarına kadar durup dinlenmeden çalışmak. Denizli’nin müteşebbis ruhu denen bu insanlar, yatırımın ve üretimin simgesi oldular.

SESSİZLİK ARALANDI

Bugün hafızalarımıza DEBA, KÜÇÜKER, DENTEKS ve NESA tekstille kazınan bu isimler bereket versin ki giderek ayak mazilerini döküverdiler de, Denizli’nin binlerce yıllık kadim tekstil tarihinde sessizlik biraz olsun aralanabildi. Bugün tekstilin serüvenine dair bildiklerimizin çoğunu onlara borçluyuz. Açtıkları kapı sayesinde birçok bilgi, belge ve fotoğraf tarihin tozlu rafları arasında kaybolup gitmedi. Anlattıklarından bilgi ve belgelerden biliyoruz ki tekstilin yakın tarihi zorluklar ve sıkıntılı süreçlerle dolu.

TEKSTİLCİNİN NEVZAT ABİSİYDİ…

Duayenlerden Esat Sivri ve Besalet Küçüker’den sonra bugün toprağa verdiğimiz Nevzat Özel’de birinci kuşak sanayicilerin temsilcilerindendi. Yaşı diğerlerinden küçük olsa da, sanayileşme için harcadığı emek, yetiştirdiği insan sayısı hemen hemen aynıydı. O başı sıkışan, dara düşen tekstilcinin Nevzat Abisiydi.

1942’de Babadağ’da doğan Nevzat Özel, birinci kuşağın tüm ortak özelliklerine ve hayat hikayesine sahip. İlkokuldan sonra okumadı ve küçük yaşta Denizli’ye göçerek, Kaleiçi’nde yetişti. Ali İhsan Kasapoğlu, Yılmaz Kasapoğlu, Hasan Kasapoğlu kardeşlere ait Kanaat Kollektif Şirketi’nde işe başladığında henüz 20’li yaşlarının başındaydı. Kasapoğlu ailesinin 7. çocuğu gibi oldu, şirketin Kaleiçi’ndeki dükkanında Karanfil marka çarşafları peynir-ekmek gibi satıyordu.

70’li yılların başlarında Ali İhsan Kasapoğlu ve dört arkadaşıyla birlikte (İsmail Tosunoğlu, Osman Yenigör, Fahrettin Sayın, Ali İhsan Kasapoğlu ve Nevzat Özel) Vilayetin karşısındaki Cillov Apartmanı’nın bodrum katında Denizli’nin tekstil devi DENTEKS’in temellerini attılar. 90’ların başında ise DENTEKS’le yolunu ayırdı ve kendi fabrikası NESA Tekstili kurdu. O günden sonra da fabrikanın başından hiç ayrılmadı. 78 yaşında hala fabrikanın başındaydı. Ölene kadar da durmadan çalıştı. Aynı diğerleri gibi yaşamak için çalışmak yerine, çalışmak için yaşadı. Birinci kuşağın son temsilcilerini bir bir uğurlarken, Denizli’de bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin açılmasına tanıklık ediyoruz sanki…