Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan tv programına çıkıp dedi ki; “Biz Büyükşehir Belediyesi olarak iki kez 27 ve 30 Nisan’da ÇED ile ilgili görüşlerimizi bakanlığımıza ilettik”

Ne zaman iletmişler?

27-30 Nisan’da…

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Avdan Termik Santrali nihai ÇED raporunu ne zaman onayladı?

20 Mart’ta.

ÇED raporunun itiraz süresi ne zaman başladı?

8 Nisan’da.

Kamuoyunun gündemine ne zaman geldi?

17 Nisan’da

CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca’nın “Evde mi kalalım, ÇED’e itiraz etmek için sokağa mı çıkalım?” açıklamasından hemen sonra…

Peki ÇED itiraz süresi ne zaman doldu?

18 Nisan’da…

Atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra belediyenin ÇED’le ilgili görüşlerinin hukuki bir hükmü var mı?

Uzmanlara göre yok! (tarihler üzerinde oynanmazsa eğer)

Peki Denizli Büyükşehir Belediyesi neden bekledi, hukuki süreci nasıl kaçırdı?

Bilmiyoruz, bu konuda yapılmış bir açıklama yok!

Bildiğimiz şu ki; Büyükşehir Belediyesi termik santral ÇED sürecinin uzağında değil!

Nasıl mı?

Şöyle; Büyükşehir Belediyesi,2018 yılı Mahalli Çevre Kurulu’nda Avdan Madencilik ve Enerji San. Tic. A.Ş’nin talebi üzerine ÇED süreci için gerekli olan termik santralin endüstriyel katı atık 1ve endüstriyel katı atık2 (kül depolama) alanlarının yerleşim yerine onay veren kurumlardan biri!

10 Ocak 2018 tarihli MÇK’nın54 nolu kararının altında Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Gökoğlan’ın imzası var!

Koordinatları şirket tarafından verilen ve Büyükşehir Belediyesi’nin de içinde olduğu MÇK tarafından oy birliğiyle onaylanan kül depolama alanları nerede?

Kayapınar, Denizoluğu, Yeşilköy, Sofular ve Ebecik köylerinin hemen yanı başında…

Kayapınar 4 bin metre, Sofular 7 bin metre, Yeşilköy’de 4 bin metre uzaklıkta.

Geçelim…

Gelelim Büyükşehir Belediyesi hukukçularına; (kaldıki kendi de bir avukat olan Başkan) ÇED itiraz süresinin bitiminden günler sonra ortaya çıkıp “ÇED’e ilişkin çekincelerimiz var” demesinin hukuki bir karşılığı olmadığını bilmiyor mu?

Elbette bilir, bilirler ama işin hukuki boyutundan çok artık “siyasi” boyutu var!

Birincisi; bugüne kadar termik santral konusunu dikkate almayan ancak Korona salgını nedeniyle farkındalığını betondan çok toprağa, ağaca ve tarıma veren insanların seslerinin yükselmesini önlemek. Direnişin önüne geçmek…

İkincisi, gelecek seçimlerde oy kaybına uğramamak…

İyi de nasıl?

Bunun bir yolu olmalı.

Öyle ya; uzun süredir sessizliğe gömülen Başkan, televizyon programında da termik santrale karşıyım diyemiyor. Hatta “Ülkemizin enerjiye ihtiyacı var. Mutlaka enerji kaynaklarını da değerlendirmek gerekir”tespitini yapıyor ve temkinli, dikkatli bir şekilde top çeviriyor, pası milletvekillerine atıyor: “Bu işin takipçisiyiz. Vekillerimiz ve il başkanımızla daha detaylı bir açıklama yapacağız” diyor.

Bu sözler kamuoyunu tatmin etmiş görünmüyor!


İŞTE MAHALLİ ÇEVRE KURULU’NUN ONAY VERDİĞİ RAPOR…