Denizli Merkezefendi Belediyesi tarafından verilen, bir hastaneyle ilgili yapı ruhsatı, meclis üyeleri ve mimarlar tarafından tepkiyle karşılandı. Daha önce, aynı belediye ile ilgili tartışma konusu olan başka bir projedeki isimlerden bir kısmının, bu projede de yer alması şaşkınlık yarattı.

SERDAR ALAYONT/CİHAN SARAÇOĞLU

Özel bir hastaneye ait olan yapı ruhsatında, daha önce müteahhit başka biri iken, bir ay sonra yapılan değişiklikle Mimarlar Odası Başkanı Mimar Serdar Alayont’un olarak görülmesi, proje mimarı olarak da Belediye’nin CHP’li Meclis Üyesi ve İmar Komisyonu Başkanı Mimar Cihan Saraçoğlu’nun  V Design Oluşumu içerisinde ‘işte ekibimiz’ diye ilan ettiği 5 mimardan biri olması, yine 5 mimar içerisinde yer alan başka bir mimarın eşine de projenin statik sorumluluğunun verilmesi, nihayetinde de yapı denetim firmasının da, CHP İl Yönetim Kurulu Üyesi bir kişiye ait çıkması, meclis üyeleri ve eski mimarlar odası başkanları tarafından şaşırtan tesadüf olarak karşılandı.

2 KAT 5’E ÇIKMIŞ, KONUT ALANI, ÖZEL SAĞLIK ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ…

Söz konusu özel hastanenin ek binası için daha önce imar planı tadilatı talebinde bulunulduğu, 2 kat olan kat sayısının 5 kata çıkarıldığı, yine ilk haliyle konut alanı olan parsellerin ise birleştirilerek (Büyükşehir Belediyesi tarafından) özel sağlık tesisi alanına dönüştürüldüğü, bu süreç içerisinde de Merkezefendi Belediyesi Meclisi’nde bulunan ve o gün meclise katılım gösteren tüm partilerin meclis üyeleri tarafından oy birliği ile kabul edildiği anlaşılıyor.

HER ŞEY YASAL AMA…

Sürece bakıldığında, her şeyin yasal yollar takip edilerek hayata geçirildiği görülse de yapı ruhsatında ortaya çıkan isimler, meclis üyelerinin bir kısmında ve eski mimarlar odası başkanları arasında ‘mesleki ve siyasi olarak etik değil’ tartışmasına neden oldu.

Mimarlar Odası Eski Başkanlarından Süleyman Boz “ Belgelerle sabit. İnkar edilecek tarafı yok… Ruhsata bakıldığında her şey görülüyor. Bu kişiler nasıl birbirlerini bulmuş? Kamu belediyesi Bu arada ne yapmış?” derken, Mimar ve Mimarlar Odası Eski Başkanı Başkanı Hüsamettin Ataman “ Mimarlar Odası Yöneticileri’nin ve meclis üyelerinin, belediyelerle parasal ilişkiler içerisine girmemesi gerekir. Tuz kokarsa, çaresi yoktur” şeklinde eleştirisini yaparken, diğer bir mimar ve Mimarlar Odası Eski Başkanlarından İbrahim Şenel de “Daha önce de belirttiğim gibi, Mimarlar Odası Başkan ve yöneticilerinin belediye ve diğer kamu kurumları ile direk veya dolaylı iş ilişkileri içinde olması, teknik mesleklerdeki belediye meclisi üyelerinin de belediye ile bağlantılı işlerde yer almalarını hiçbir zaman doğru bulmadım” diye konuştu.

ETİK VE AHLAKİ DEĞİL, ŞAŞKINLIKLA KARŞILIYORUZ…

Öte yandan, Şifre Haber’e görüş bildiren bazı meclis üyeleri ise, ruhsata baktıklarında üzüntü ve endişe duyduklarını belirterek “Etik ve ahlaki değil. Şaşkınlıkla karşılıyoruz. Konunun mecliste takipçisi olacağız” dediler.

İLK MÜTEAHHİT KAYA: ARKADAŞIMA YARDIMCI OLDUM…

Diğer taraftan, aynı projenin ilk müteahhitti görünen Yapıkaya Firması’nın sahibi Bilal Kaya ise, bir mağduriyetinin söz konusu olmadığını, mimarlar Odası Başkanı Mimar Serdar Alayont’un arkadaşı olduğunu, hastane sahiplerini tanımadığını, o günlerde belgeleri henüz tamamlanmamış olan Serdar Alayont’a yardımcı olmak için ruhsata imza attığını, daha sonra da belgeler tamamlanınca da işin asıl sahibi olan Serdar Alayont’un devreye girdiğini belirtti.

TABELA NEDEN YOK?

Bu arada, özel hastane binasının temelinin kazıldığı, etrafının panolarla çevrilmesine ve demirlerinin döşenmeye başlanmasına rağmen, (yasal zorunluluk olduğu halde) ‘inşaat Bilgi Tabelası’nın (03.02.2021 öğlen saatlerine kadar) asılmadığı, inşaatın sahibinin, müteahhidinin, mimarının kim olduğunun ise gelip geçenler tarafından tespit edilemediği görüldü.

İŞTE ŞİFRE HABER’E, KONUYLA İLGİLİ GÖRÜŞ BİLDİREN ESKİ ODA BAŞKANLARI VE MECLİS ÜYELERİ…

SÜLEYMAN BOZ/MİMAR/ MİMARLAR ODASI ESKİ BAŞKANI…

Çok zorlama, yapılmaması gereken bir imar planı tadilatı ile karşı karşıyayız.  Bir imar adasının ucunda kısmi tadilatla talep sahibine imtiyaz sağlanmış.  2 kattan 5 kata Kat yükseltilmiş, yoğunluk artırılmış, konuttan özel sağlık alanına dönüştürülmüş.

Ruhsat ve yapım grubu ise çok ilginç: Yine, tadilatı yapan imar komisyonun başındaki, Belediye Meclis üyesi ve mimar hanımın ortağı mimarlık firması mensubu mimar projeyi yapmış.  O ortaklıktaki, Mimarlar Odası 2.başkanı mimar hanımın eşi, inşaat mühendisi statik projeyi yapmış!..

İnşaatı yapan Müteahhit ve Şantiye şefi de Denizli Mimarlar Odası Başkanı!..  Yapı Denetimci firma da ilginç?  Ne büyük tesadüf bunlar?!.. Bu ifade ettiklerimiz gerçek. Belgelerle sabit. İnkar edilecek tarafı yok… Bu kişiler nasıl birbirlerini bulmuş? Kamu belediyesi Bu arada ne yapmış?

Bu ilişkileri izlemek, ortaya koymak, halkı haber etmek bizim görevimiz. Yorum yapmaya, iddiada bulunmaya ne hacet?  Her şey ortada.  O belediyede Bu tür işler çok olmaya, “Normal” karşılanmaya başlanmış. İşler tekelleşmiş. Aynı proje ortaklığı, aynı müteahhit, aynı mimar ve mühendisler…  Sorduğunuzda bize “halkçı devrimci, solcu” olduklarını söyleyen bu grup TEKEL olmuş, Bunun farkındalar mı? İzleyin internet sayfalarını, ilçedeki tüm işler oradan geçiyor, neden? Peki o ilçe Belediye başkanı, bu işlerin farkında mı?  Biz saf, halktan biri olarak gördüklerimizi söylüyor ve soruyoruz sadece. Bu tesadüfler neden sıklaştı? Haşa, bir iddiada falan bulunmak ne haddimize?

HÜSAMETTİN ATAMAN/MİMAR/ MİMARLAR ODASI ESKİ BAŞKANI…

MİMARLAR ODASI, kamu adına yerleşim birimlerindeki imar uygulamalarını denetlemekle de görevlidir. MİMARLAR ODASI DENİZLİ ŞUBESİ’nin belirtilen denetim görevini yerine getirmediği, getiremediği iddiaları son günlerde yayın organlarında tartışılmaktadır.

Bu arada önemli bir belediyemizin bazı yöneticilerinin de bu tartışmalarda isimlerinin geçiyor olması, konuyu çok daha ciddi boyutlara taşımış bulunuyor. Mimarlar Odası yöneticilerinin belediyeler ile parasal ilişki içinde olmamaları gerekir. Belediye Meclisi üyelerinin belediyeleri ile, doğrudan veya dolaylı olarak, parasal ilişki içine girmeleri zaten yasal olarak yasaktır ve suçtur. Çürüyen derilerin kokusu mahalleyi sardığı zaman, burunların tıkanması kokunun yayılmasını engellemez. Tuz kokarsa, çaresi yoktur.

İBRAHİM ŞENEL/MİMAR/ MİMARLAR ODASI ESKİ BAŞKANI…

Geçtiğimiz günlerde Seval Uysal’ın benzer bir konu için benden istediği açıklamada da belirttiğim, ‘öncelikle Denizli’de mimarlar ve mimarlar odası yöneticilerinin bu şekilde gündem olmasından rahatsız olduğumu belirtmeliyim. Mimarlar Odası Başkan ve yöneticilerinin belediye ve diğer kamu kurumları ile direk veya dolaylı iş ilişkileri içinde olması, teknik mesleklerdeki belediye meclisi üyelerinin de belediye ile bağlantılı işlerde yer almalarını hiçbir zaman doğru bulmadım. Bunlar vicdani ve ahlaki konulardır ve bu yüzden son derece dikkatli olunması gerekiyor’ şeklindeki görüşlerime ekleyeceğim pek bir şey yok açıkçası. Ancak şunu ilave edebilirim. Mimarlık mesleğini büyük bir keyifle ve gururla yapıyorum ve ömrüm, sağlığım izin verdikçe yapmaya devam edeceğim. Mimarlar Odası ise aynı şekilde onur ve gurur duyarak görev yaptığım bir kurum. Bu sebeplerle meslektaşlarımdan beklentim mesleğin ve meslek odamızın bu kent ve insanları için saygınlık ifade etmesini sağlamalarıdır.

YAVUZ AKİ/ AK PARTİ GURUP BAŞKAN VEKİLİ…

Basından öğrendiğimiz kadarıyla, bahse konu yerin yapı ruhsatından anladığımız kadarıyla, siyasi ve mesleki etik kurallarına uygun olmayan ilişkilerin olduğu görülmektedir. Konunun sonuna kadar takipçisi olacağız.

LEMAN KALKAN/MİMAR/ MHP MECLİS ÜYESİ…

Son günlerde birbiri ile iltisaklı (dost, arkadaş, ortak…vs) meslektaşlarımızın meclis Üyesi olduğum Merkezefendi Belediyesi ile olan akçeli haberlerini sosyal medya ve basından üzülerek takip etmekteyim. Bu tablo ile mimarlık, Denizli halkı üzerinden yapılan güç savaşlarına ve politik propagandalara, belirli kişilerin ise daha fazla rant elde etmesine alet olmuştur. Kamu haklarını korumak için mecliste elimizde hassas bir terazi var. Ve ayarı kaçmış görünüyor… Mimar bir meclis üyesi olarak oluşan tablo sebebi ile endişeliyim ve şaşkınlık içerisindeyim…

DR.GÖKHAN DEDA/ BAĞIMSIZ MECLİS ÜYESİ

Grupta, bu konularla ilgili teknik meclis üyemizin anlatmasına rağmen, imar yasasına ve kamu menfaatine uygunluğunu tam olarak kafamda oluşturamadığım için, bir kısım meclis üyesi arkadaşımla birlikte hayır oyu kullanmıştım. Grupta oy çokluğuyla geçtiği için, parti tüzüğü gereği meclise katılmış olsaydım ‘evet’ oyu kullanacaktım. Bu nedenle de katılmadım ve oy kullanmadım. Bu son gelişmeye bakıldığında da tereddüt etmekte haklı olduğum anlaşılmıştır.  

MURAT ÇIMIK/ARİF SUNA/ CHP MECLİS ÜYELERİ…

Bahsi geçen meclis gündemindeki maddelerin bir çoğunda grubumuzdan ayrı düşündüğümüz ve grup kararı aksi yönde çıktığı için de, parti tüzüğümüz gereği grubumuza aykırı oy kullanamayacağımızdan, meclis toplantısına katılmadık… Sorduğunuz iddialar ciddi iddialar olup, CHP ilke ve programı gereği bu iddiaların partinin ilgili kurullarında inceleneceğine inanmak istiyoruz.