Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi 20 yaşındaki Gizem Y., kimlik bilgilerinin kötüye kullanılması nedeniyle hayatının en zorlu dönemini yaşıyor. Eğitimine odaklanması gereken bir dönemde, hiç işlemediği suçlar nedeniyle mahkeme kapılarında mücadele etmek zorunda kalan genç öğrenci, yaşadıklarının bir kimlik istismarı zinciri olduğunu söylüyor.
Süreç Kuzeninin Beyanıyla Başladı…
İddialara göre olaylar, Gizem Y.’nin 18 yaşındaki kuzeni K.D.’nin, yakalandığı bir olayda kendi kimliği yerine Gizem’e ait T.C. kimlik numarasını beyan etmesiyle başladı. İstanbul’da hırsızlık ve cinsel istismar suçlamalarıyla gözaltına alınan K.D.’nin, resmi işlemlerde kendisini Gizem olarak tanıtması sürecin fitilini ateşledi.
Kimlik Bilgileri Başkalarına Dağıtıldı…
Süreç bununla da sınırlı kalmadı. Kuzenin, Gizem’e ait kimlik bilgilerini çevresindeki kişilere de verdiği öne sürüldü. Bu bilgileri kullanan bazı şahısların hastane, karakol ve cezaevi işlemlerinde aynı kimlik numarasını beyan etmeleri üzerine, Gizem Y. hakkında hırsızlık ve taciz dahil olmak üzere toplam 6 ayrı dava açıldı.
Genç öğrenci bu davaların 4’ünde beraat etti. Ancak diğer dosyalara ilişkin hukuki süreç devam ediyor.
Gitmediği Şehirde Uyuşturucu Kaydı…
Son olarak Samsun’da gerçekleştirilen bir uyuşturucu operasyonunda yakalanan bir şüphelinin, kimlik numarası olarak Gizem Y.’ye ait bilgileri verdiği ortaya çıktı. Olayın ardından Gizem Y.’nin adresine “uyuşturucu kullanma” suçlamasıyla işlem yapıldığı ve hakkında denetimli serbestlik kararı verildiğine dair tebligat ulaştı.
Hayatında Samsun’a hiç gitmediğini belirten PAÜ öğrencisi, e-Nabız sisteminde uyuşturucu testlerinin pozitif göründüğünü ifade ederek büyük bir şaşkınlık yaşadığını dile getirdi.
Eğitim Hayatı Yarım Kaldı…
Sürekli ifade vermek, mahkeme süreçlerine katılmak ve hakkındaki suçlamalarla mücadele etmek zorunda kalan Gizem Y., psikolojik olarak yıprandığını belirtti. Derslerine odaklanamadığını ve eğitim sürecinin sekteye uğradığını söyleyen genç öğrenci, üniversite kaydını sildirmek zorunda kaldığını açıkladı.
PAÜ’deki akademik hayatını yarıda bırakmak zorunda kalan Gizem Y., yaşadığı mağduriyetin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda eğitim ve gelecek planlarını da etkilediğini ifade ediyor.
Avukatından Beyana Dayalı İşlemlere Tepki…
Gazetecilere açıklama yapan Gizem Y.’nin avukatı Kemal Kapar, kimlik tespitinin yalnızca beyana dayalı yapılmasının ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirtti. Yüksek yargı kararlarında kimlik tespitinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde yapılması gerektiğinin vurgulandığını hatırlatan Kapar, mevcut uygulamaların kişilerin adli sicil ve sağlık verileri gibi mahrem alanlarını riske attığını söyledi.
Kimlik bilgilerinin kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi için olağanüstü durumlarda kimlik numarası değişikliğine imkân tanınması ya da resmi işlemlerde beyana dayalı kimlik tespitinin engellenmesi gerektiğini savundu.
“Bu Sadece Bir Kişinin Sorunu Olmayabilir”
Avukat Kapar, benzer durumları yaşayan başka mağdurların da olabileceğine dikkat çekerek, sistemdeki açığın ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Sağlık kayıtları, adli sicil ve resmi belgelerde oluşabilecek yanlışlıkların bireylerin hayatını geri dönülmez biçimde etkileyebileceğini belirten Kapar, olayın yalnızca bireysel değil yapısal bir sorun olduğuna işaret etti.
PAÜ öğrencisi Gizem Y. ise tek talebinin, kimliğinin üzerindeki hukuki yüklerden tamamen arındırılması ve eğitim hayatına kaldığı yerden devam edebilmek olduğunu söylüyor. Genç öğrencinin hukuk mücadelesi sürüyor.