Şifre Haber tarafından gündeme getirilen, Rektör Bağ’ın, eşini öğretim görevlisi yaptırma çabası, birçok medya kuruluşu tarafından gündeme aktarılırken, İyi Parti Denizli İl Başkanı Raziye Akışık’da konuyla ilgili sert bir basın açıklaması yaptı ve “Rektör Bağ ın içerisinde bulunduğu yönetim skandalları ile gelmekte ve bitmez tükenmez bu skandallar, güzide kurumumuzun üzerinde kara bir bulut gibi çökmektedir” diyerek, şu görüşlere yer verdi:

Şifre Haber’in, konuyla ilgili haberini okumak isterseniz, buraya tıklayınız…

EŞİNİ ATAMASI, İNFİAL YARATMIŞTI…

            Kamuoyunun da bildiği üzere Rektör BAĞ  2017 Yılında, eşi Derya BAĞ’ı Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen kadrosundan, Üniversitenin Enstitü Sekreteri kadrosuna atama yoluyla geçiş yaptırdığı kamuoyunun gündemine düşmesiyle Ülkemiz genelinde büyük bir infial oluşmuş, dönemin Milli Eğitim Bakanı olaya müdahil olmuş ve YÖK Başkanlığı eli ile bu atama iptal edilerek, Rektör Hüseyin BAĞ’ın eşi Öğretmen Derya BAĞ istifa etmek zorunda kalmış idi. Aradan geçen kısa zaman içerisinde Rektör Hüseyin BAĞ, müstafi eşini yeniden Kuruma bir şekilde aldırmış ve memur kadrosunda Üniversitede imtiyazlı göreve başlatmış idi.

KARA BULUT GİBİ ÇÖKMÜŞTÜR…

            Bugün öğreniyoruz ki, Rektör Bağ eşi için uygun zamanı da yoklayarak ve de tamamen eşinin pozisyonunu tanımlayan şartlar koymak suretiyle yani adrese teslim akademik bir kadro ilanıyla vererek hepimizin vergileriyle varlığını sürdüren bu güzide kurumumuza eşini tekrar atamaya çalışmaktadır.

Rektör BAĞ göreve geldiği günden bu güne, Pamukkale Üniversitesi Ülke gündemine akademik başarıları, bilimsel çalışma ve aktiviteleri ve şehre ve ülkemize olan katkıları ile değil, sürekli olarak Rektör Bağ’ın içerisinde bulunduğu yönetim skandalları ile gelmekte ve bitmez tükenmez bu skandallar güzide kurumumuzun üzerinde kara bir bulut gibi çökmektedir.

RAZİYE AKIŞIK/İYİ PARTİ İL BAŞKANI

KUL HAKKI YEMEKTEN ÇEKİNMEYEN BİR REKTÖR…

Rektör BAĞ’ın bu davranışı Kamu kurumlarında var olan nepotizmin ne boyutlara geldiğini, kanun tanımazlığın, ben yaptım oldu anlayışının en hoyrat örneği olarak önümüze sermiş kul hakkı yemekten çekinmediğini de bize göstermiştir.

Rektör BAĞ, yüzbinlerce gencimizin iş bulma kaygısıyla geleceğe dair ümitlerinin tükendiği bu dönemde, Yurttaşlarımızın kadrosuzluk nedeniyle mesleklerini dahi icra edemeyerek umutsuzluklarının tavan yaptığı bu dönemde, binlerce gencimizin akademik kadrosuzluk nedeniyle yurt dışına beyin göçü yaptığı bu dönemde, liyakat esasına göre değil, hısımlık esasını göre hareket ederek eşine yapmış  olduğu kayırma ve yenilen kul hakkı kamu vicdanında kabul edilemez.

Görülmektedir ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Damada ekonominin teslim edildiği bir gerçeklik içerisinde akademinin de rektör beyin eşine teslim edilmesi bu sistemin kaçınılmaz gerçekliği ve hastalığıdır.