Önce bir soruyla başlamak istiyorum:

Tavas neden enerji şirketlerinin at oynattığı bir alan haline geldi? 

Öyle ya; kısa bir süre önce Denizli’yi ayağa kaldıran ve kamuoyunun yoğun baskısıyla iptal edilen Avdan Termik Santrali, yanı başındaYenidere Termik Santrali, onun burnunun dibinde Yenidere Çayı HES (Hidroelektrik santral) şimdi Altınova, Seki ve Solmaz mahallelerinde yapılmak istenen JES’ler(Jeotermal Elektrik Santrali)

Hepsi de arka arkaya…

Tarihlere baktığımızda bu enerji şirketlerinin Tavas Ovası’na girişi 2014 sonrası, yani Denizli’nin büyükşehir olması, Tavas köylerinin demahalleye dönüşmesinden sonrayadenk geliyor.

Bu bir tesadüf mü?Bunu şimdilik bilmiyoruz.

Ancak Tavas Seki Köyü’ndeki koruma altındaki asırlık kavak ağaçlarının olduğu bölgenin (ki JES’lerden biri bu bölgede yapılacak) Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından satılacağı iddiaları var.

2016 yılından beri enerji ve maden şirketlerinin yoğun ilgisiyle karşı karşıya kalan bölgenin HES’lere JES’lere, maden şirketlerine açık alan haline getirilmesinin muradı henüz çözülmüş değil.Enerji şirketlerinin çorap söküğü gibi bu bölgeye akın etmesinin bir nedeni olmalı! Bu nedenlerden biri bölgedeki yeraltı kaynaklarının uygunluğu ise, ikincisi de şirketlere sağlanacak koşullar olabilir.

Avdan Termik Santrali’nden biliyoruz. Denizli Büyükşehir Belediyesi 2018 yılı Mahalli Çevre Kurulu’nda Avdan Madencilik ve Enerji San. Tic. A.Ş’nin talebi üzerine ÇED için gerekli olan termik santralin kül depolama alanlarına onay veren kurumlardan biriydi.

DÜN TERMİK BUGÜN JES…

Bugün de AmadeusResources Enerji Şirketi’ne Altınova ve Solmaz mahallelerine JES yapması için onay Vilayetten çıktı. Vali Hasan Karahan merkeze alınmadan önce, giderayak (19 Haziran 2020)çevresel etki değerlendirme“ÇED gerekli değildir”kararına imzasına attı.  Eminiz ki şirket de derin bir oh çekti.

Çünkü; proje için öngörülen alanın tamamı (4 bin 772 hektar) tarım arazisi. 630 metre güneyinde Altınova Mahallesi, 260 metre kuzeyinde ise Çiftlikköy Mahallesi var. Ayrıca 250 metre doğusunda Kurutma Kanalı, 200 metre batısından ise Yarönü Deresi geçiyor. Ruhsat sahası da çok büyük. 40 tane sondaj kuyusu var. Her bir kuyu, 10 bin metrekare. Bunun anlamı; 400 bin metrekare tarım arazisi tahrip olacak, bu topraklar tarım vasfından çıkacak.

İyi de bölge halkı geçimini tarımdan sağlıyor!

Nohut, buğday, sebze ekiliyor, zeytin, ceviz ve meyvecilik yapıyor.

Peki bu alanların üzerine yapılacak JES’ler ağaçta meyve, tarlada sebze bırakır mı?

Bırakmaz!

En yakın örnek Aydın. Aydın’da JES’ler yüzünden incir incir olmaktan, toprak toprak olmaktan çıktı.

Şehir kükürt kokuyor, b.k kokuyor…

Maliyeti yükselttiği gerekçesiyle reenjeksiyondan kaçınan ve aşağıdan çıkardığı akışkanları toprağa salan JES’ler her şeyi kuruttu gitti. Öyle ki Aydın’ı Hiroşima’ya benzetenler var. Aydın’da köylüler yıllardır mücadele veriyor. Sarayköy, Aydın, İzmir, Manisa aynı şekilde…

“ÇED gerekli değildir”demek tüm bunları görmezden gelmek demektir. Çevre Etki Değerlendirme raporları olmayacak demek;itirazlarla zaman kaybedilmeyecek, davalar açılmayacak dolayısıyla şirketin başı mevzuatlarla, mahkemelerle ağrımayacak demektir.

HALK UYANDI TOPRAĞINA SAHİP ÇIKIYOR…

Ancak unutulan bir şey var. O da halkın tepkisi…

Avdan Termik Santral örnektir. Başlangıçta sessiz sedasız şekillenen, yerel kaynaklarla beslenen termik santral işi, halkın duymasıyla ciddi bir tepkiyi ortaya çıkardı. Bu tepki öyle güçlüydü ki; yerel yönetim de, siyaset de geri adım atmak zorunda kaldı.

Foto-Kaynak: Evrensel Gazetesi

AmadeusResources Enerji Şirketi’nin CEO’sunun Denizli’de gazetelere ilanlar verip JES güzellemesi yapmasının nedenini anlamışsınızdır. İkinci bir Avdan olmamak için: “JES’lerle yeşil çevre, tarıma sıfır zarar, Tavas küçük Hollanda olacak, yatırıma boğulacak” yollu haberlerle kamuoyunu etki altına almaya çalışıyor.

Halk bunları yutar mı?

Yutmaz!

Sözüne değil, gözüne bakar. Aydın’a, Sarayköy’e bakar…

Geçtiğimiz günlerde Tavas Ovası Jeotermal Platformu kuruldu, içinde 24 muhtar ve Ziraat Odası Başkanı var. Sözcülüğüne Jeoloji Mühendisi  Bahtiyar Kolçir getirildi.  ‘ÇED gerekli değildir’ kararı için dava açıldı. Kolçir topraklarına sahip çıkacaklarını açıkladı. Menderes İnisiyatifi işintakibinde. Keza Karacasu Jeotermale Hayır Platformu da var.

Peki önümüzdeki süreçte ne olacak? Bunu şimdiden kestirmek mümkün değil. Ancak “ÇED gerekli değildir” kararına karşı açılan dava mücadelenin yol haritasını çizecek.

Bu arada şirketin JES güzellemesi yapması, basın yayın organlarına tarım arazilerine zarar vermeyecekleri yönündeki açıklamalara kimse inanmaz.

Bu açıklamalara karşı soru çok net: Bölge ÇED’den neden muaf tutuldu?

Bu sorunun yanıtı bizi doğru cevaba götürecek. Mesele sadece Tavas’ın değil, Denizli kamuoyunu da yakından ilgilendiriyor. Bu arada Avdan Termik Santrali’ne karşı yükselen halk hareketi, elimizde kapı gibi duruyor.