Pamukkale’yi b.k götürüyor…

Böyle bir başlık atmak istemezdim; bağışlayın. Ama, Pamukkale’yi gerçekten b.k götürüyor.

Antik Havuz aylardır tadilatta. Soyunma kabini yok, turist tuvalette giyinip soyunuyor. Karşılığında; Pamukkale’ye giriş için 80 TL,Antik Havuz için 100 TL,bir hamburger için 90 TL, bir şişe suya 22 TL, 1 saatlik otopark ücretine17.5 TL ödüyor.

Pamukkale vizyonsuz, bakımsız…

Pamukkale’deki Antik Havuz aylardır hallaç pamuğu gibi atılıyor, havuz kenarına beton duvarlar örüldü, zakkumlar söküldü, dünya markası Kleopatra Havuzu olarak ünlenen Antik Havuz sulama kanalına benzedi. Şehir kaynadı, millet ayaklandı. Mimarlar Odası tadilat projesine dahi ulaşamadı. Bir yetkili çıkıp da “durum; şudur” demedi. 

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Muhammet Karaçay köşesinde, tam 1980 gündür “Pamukkale gelirleri Denizli’de kalmalıdır” diye yazıyor. Şehirdeki bir yetkili çıkıp da; “Yahu kardeşim sen yazmaktan usanmadın, biz okumaktan usandık. Pamukkale’de durum; şudur” demiyor.

Denizli’nin sınırları Kocaçukur’da bitiyor…

Neden demiyor? Çünkü iş Denizli’den çıkalı çok olmuş, 2016’den beri bütün yetkiler Ankara’da. Öncesine kadar Denizli, Özel idare ile bakanlık arasında yapılan protokol gereği Pamukkale gelirlerinin yüzde 25’in alıyordu. Bu para Pamukkale’nin bakımına gittiği gibi şehre de faydası oluyordu. Bildiğiniz gibi 2016 yılında İl Özel İdareleri kapatıldıktan sonra mal varlıkları büyükşehir belediyelerine geçti. Pamukkale’de bu mal varlıkları arasındaydı, ancak yasanın devir teslim için tanıdığı sürenin bitimine saatler kala Denizli Büyükşehir Belediyesi’nden alınarak, Ankara’ya verildi. (Bu ayrı bir yazı konusudur)

Denizli 2016 yılında yetkileri kendi elleriyle verdikten sonra davul da, tokmak da Ankara’da…

Bunun anlamı şu: Pamukkale Ankara’ya bağlı ayrı bir eyalet konumunda! Ne Denizli Büyükşehir Belediyesi, ne Pamukkale Belediyesi, ne de Denizli Valiliği’nin bu beyaz kara parçası üzerinde söz hakkı yok! Denizli’nin sınır çizgisi Kocaçukur’da başlayıp, Kocaçukur’da bitiyor.

Sen istediğin kadar; “Pamukkale gelirleri Denizli’de kalsın” de, “Antik Havuz’un zakkumlarını neden söktünüz, dillere destan güzelim havuzu neden betonlaştırdınız?” de, “Pamukkale pislik içinde, bakımsız, vizyonu yok” de, bir muhatap bulunmaz. Cevap veren de olmaz.

Alın size örnek:

Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, Kurban Bayram’ından birkaç gün önce Kocaçukur’da bir basın toplantısı düzenledi. Kamuoyu yukarda (Antik Havuz’da) olup bitene dair bir açıklama yapar beklentisi içindeyken, Başkan kendi sınır çizgisinin dışına dahi çıkmadı. Kocaçukur’dan başladı, Kocaçukur’da bitirdi. Dünya markası “Pamukkale”de olup bitene dair bir tek kelam etmedi. Adını Pamukkale’den alan bir belediyenin Pamukkale konusundaki “suskunluğu” elbette acı vericidir. Dillerin lal olmasının nedeni ayrı bir hikaye…

Pamukkale altın yumurtlayan tavuk olmuş…

Şimdi onların diyemediğini ben yazayım:

Pamukkale’nin gelirleri Denizli’de kalamaz canım kardeşim. Çünkü gişe gelirleri 2018 yılından beri SİCPA’ya gidiyor.

SİCPA nedir derseniz?

SİCPA İsviçre merkezli bir şirket. Cüneyd Zapsu’nun asistanı ve bir dönem AKP milletvekili adayı da olan Cavidan Gülşen Karanis Ekşioğlu’nun bu şirkete ortak olduğu iddia ediliyor. Karanis Ekşioğlu her ne kadar bu ilişkiyi yalansa da, SICPA Turkey Ürün Güvenliği Sanayi adlı şirketi almak için Rekabet Kurumu’na başvurmuştu.

İşte bu SİCPA Turkey; 2018 yılında bakanlığın açtığı ihaleyi 3.9 milyar dolarla kazandı.  Ayasofya, Pamukkale ve Efes olmak üzere 54 müze ve ören yerinin gişe gelirlerinin 9 yıl yürütücülüğünü yapacak. Sen burada ne kadar “Pamukkale’nin geliri Denizli’de kalsın” desen de bu olması imkansız, paralar gişeden SİCPA’nın kasasına gidecek.

SİCPA’nın Ayasofya gelirinin 400 milyon olduğunu okumuşsunuzdur. Pamukkale’den ne kazanıyor derseniz?

Denizli CHP Milletvekili Gülizar Biçer Karaca TBMM’ne Kültür ve Turizm Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle Pamukkale hakkında soru önergesi verdi. Kapı girişlerinin işletilmesini alan SICPA firmasının garanti cirolarını ve aldığı kar payını sordu.

Ne cevap geldi dersiniz?

Hiç…

Gelelim Antik Havuz’a…

Antik Havuz’un gelirleri İstanbul merkezli Detur A.Ş bünyesindeki Anadolu Kültürel Girişimcilik’in kasasına giriyor. (Anadolu Kültürel Girişimcilik 2016 yılında Pamukkale Antik Havuz’la birlikte  180’in üzerinde müze ve ören yerinin işletmesini 10 yıllığına aldı. AGK Pamukkale’de Antik Havuz gişesi dışında, yiyecek içecek ve hediyelik eşya satış büfelerini işletiyor.) Hamburger fiyatı 90 TL, bir şişe içme suyu 20 TL…

Gördüğünüz gibi Pamukkale’de paylaşım bu şekilde. Gişe gelirleri SİCPA’ya, Antik Havuz ve büfe gelirleri de Anadolu Kültürel Girişimcilik’e…

Pamukkale’ye karşıdan bakmak bile parayla…

Peki Denizli ne alacak?

Bırakın almayı, üstüne para veriyor.

Pamukkale Belediyesi vatandaş Pamukkale’ye karşıdan baksın diye Kocaçukur’a para ödüyor! Pamukkale Belediyesieski Başkanı Hüseyin Gürlesin, 2017 yılında Kocaçukur’u Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan 6 yıllığına3. 5 milyon TL’ye kiraladı. İşletmesini de Paktaş adlı bir şirkete verdi. Kocaçukur’daki havuz ücreti 25 TL, deniz bisikleti kişi başı (15 dakikası) 7 TL oldu…

Gürlesin basının karşısına geçip “Kocaçukur hak ettiği değeri buldu” dedi. Pamukkale Belediyesi olarak bakım, onarım ve peyzaj, temizlik yaparak vatandaşların hizmetine sunacaklarına söyledi.

3 yıl sonra Gürlesin’in koltuğuna oturan Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, Kocaçukur’da temizlik yaptı.Göletten 400 kamyon çamur çıkardıklarını açıkladı.

Şimdi anladınız mı kimsenin neden Pamukkale hakkında konuşmadığını, dillerin neden lal olduğunu…