Denizli’nin Kale İlçesi’nde, akıllara durgunluk veren ve milletin parasının nasıl çarçur edildiğini ortaya koyan bir köprü skandalı yaşanıyor.

Dönemin, Ak Partili Kale Belediye Başkanı Erkan Hayla’nın, seçim vaatleri içerisinde yer alan, her defasına söz verilmesine rağmen ‘ödenek yok’ denilerek DSİ tarafından yapım programına alınmayınca da, Başkan Hayla tarafından yaptırılan Muslugüme Köprüsü’nün hemen yanına, DSİ ‘de milyonlar harcayarak yeni bir köprü yapmaya başladı.

İBRETLİK BİR HİKAYE…

2014 Seçimlerinde, AK Parti’nin adayı olarak seçimi kazanan Erkan Hayla, Kale İlçesi ile Aydın ve Muğla’nın köylerini birbirine bağlayacak olan ve Kale’nin kalkınmasına büyük katkı sağlayacağı bilinen Akçay Havzası üzerindeki köprünün yapılması projesi için, defalarca siyasilerin ve DSİ’nin kapısını aşındırmaya başladı.

KAPILAR YÜZÜNE KAPANMIŞ…

Bölge insanının, uzun yıllardan beri en büyük talebi haline dönüşen Muslugüme Köprü Projesi’ni, seçim vaatleri içerisine alan ve seçildikten sonra harekete geçen dönemin Ak Partili Belediye Başkanı Erkan Hayla’nın “Bu köprünün yapılması, benim ve yöre halkımın en büyük hayaliydi. Elimden geldiğince tüm kapıları aşındırdım. Ama hepsi, ‘ödenek yok’ denilerek yüzüme kapatıldı” dedi.

KÖPRÜYÜ YAPTIRMAK İÇİN, EVİNİ BİLE SATMIŞ…

Umudunu yitiren dönemin Kale Belediye Başkanı Erkan Hayla, DSİ’nin hazırlattığı, ama ödenek olmadığı için devreye sokmadığı prototip projeyi alarak kolları sıvadı.

Belediyenin iş makinalarını devreye sokan, cüzi bir miktarıyla da demirini alarak işe koyulan Başkan Hayla, ihtiyaç olan diğer kısmını evini satarak, ilçe halkından destek alarak ve kendi imkanlarını da devreye sokarak köprü inşaatına başladığını belirterek “Gece gündüz çalışarak, verdiğim sözü yerine getirmek ve bu büyük hizmeti ilçeme sunmak için çalıştım” diyerek yaşananları şu şekilde anlattı:

“2016 yılında temeli attım.  İnşaat sürerken, şiddetli yağış ve taşkınlar sonucu bir bölümde çökme meydana geldi. Bu olay, tamamen bitmiş köprülerde bile, bu şiddette bir taşkın sonucu yaşanabilecekken, hatalı yapıldığı falan ileri sürülerek, her türlü engellemeyi devreye soktular. Ama yılmadım ve bitirdim. 3 yıldır da bu köprü kullanılıyor.”

FETÖ’NÜN KUMPASINA KURBAN EDİLDİM…

2015-7 Haziran seçimlerinden sonra, FETÖ’nün ilçe içerisindeki kumpaslarının farkına vardığını, bunun üzerine de 1979 yılında ücretsiz kuran kursu yapılması şartıyla, dönemin cemaati, şimdinin terör örgütü FETÖ’ye verilen bir arsanın, gerçek amacı dışında kullanılarak yurda dönüştürüldüğü tespit edince, meclis kararıyla buranın ellerinden alınması için süreci başlattığını, başına ne geldiyse ondan sonra geldiğini söyleyen Kale Belediyesi Eski Başkanı Erkan Hayla “Ben FETÖ  ile mücadele ederken, beni FETÖ’cü yaptılar; bir cinayetle ilişkilendirerek FETÖ’cü savcı ve hakimlerin önüne attılar. Yetmedi, o zamanlar bunlarla ilişkili olan bazı siyasi kriptolar, partiden ihracıma kadar süreci işlettiler. Bu köprünün bile açılmaması için ellerinden geleni yaptılar. Baskı altına kaldım ve yeniden meclis kararı aldırarak, arsa ile ilgili kararı geri çekmek zorunda kaldım. Çok sonra anladım ki, bu yurdun temelini, 1979 yılında örgütün elebaşı Fetullah Gülen atmış. Büyük rahatsızlık vermişim adamlara” diye konuştu.

YÜZLERCE TONLUK, MALZEME DOLU TIRLARI GEÇİRİYORLAR…

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN DOKUNUN LÜTFEN!

Köprünün 2017 yılından itibaren, hiçbir sıkıntı yaşatmadan bölge halkına hizmet verdiğini de sözlerine ekleyen, Kale Belediyesi Eski Başkanı Erkan Hayla “Güler miyiz, ağlar mıyız? bilemiyorum ama; benim yaptırdığım köprünün 50 metre üstüne, 100 yıldır bölge insanının yapılması için yalvar yakar olduğu köprüyü, 3 yıldır hizmet veren köprünün yanına inşa etmeye başladılar. Hem de, ‘uygun yapılmamış’ dedikleri köprünün üzerinden, yüzlerce ton ağırlığındaki, diğer köprü için getirdikleri malzemelerle yüklü tırları geçirerek. Milli servettir, yazıktır, günahtır. Bu milletin parasıdır harcanan. İnsanın biraz içi sızlar” diye tepki gösterdi.

——————————

ŞİFRE HABER DİYOR Kİ;

ORTADA, BU MİLLETİN PARASIYLA YAPILMIŞ BİR KÖPRÜ VARKEN, YENİDEN MİLLETİN CEBİNDEN MİLYONLARCA LİRA PARA HARCANARAK, 50 METRE YUKARISINA YENİ BİR KÖPRÜ YAPILMASI DÜŞÜNCESİ, HANGİ MANTIĞA VE AKILA HİZMET ETMEKTEDİR?

DİYELİM Kİ, KÖPRÜDE ‘SAĞLAMLIK’ AÇISINDAN BİR SIKINTI VAR, (Kİ ÖYLE OLSAYDI, MEVCUT KÖPRÜNÜN ÜZERİNDEN YÜZLERCE TON AĞIRLIĞINDAKİ MALZEME YÜKLÜ TIRLARI GEÇİRMEZDİNİZ) O ZAMAN ÇOK DAHA AZ PARA HARCANARAK, MEVCUT KÖPRÜDE TADİLAT YAPMANIZ, ÇOK DAHA UYGUN OLMAZ MIYDI?

GERÇEKTEN YAZIK, GÜNAH DEĞİL Mİ?