Geçtiğimiz günlerde partisi CHP’den istifa eden Merkezefendi Belediye Meclis Üyesi Op. Dr. Gökhan Deda, zehir zemberek bir açıklama yaptı.

Açıklamasında kelle avcılarına, hak, hukuk ve adaleti ortadan kaldıranlara karşı mücadele etmeye devam edeceğini de vurgulayan Deda “CHP Merkezefendi İlçe Başkanı’nın, benim genel merkezden gönderildiğimi, bu nedenle uyum sağlayamadığımı belirten açıklaması, partim adına büyük talihsizliktir. Kendisine soruyorum. Beni AKP genel merkezi mi gönderdi? O genel merkez sizin de genel merkeziniz değil mi? Siz Cumhuriyet Halk Partisinin ilçe başkanı değil misiniz?” diye sordu ve şu görüşlere yer verdi:

İki gün evvel, CHP Merkezefendi İlçe Başkanı’nın CHP’den istifa etmemle ilgili yaptığı hayret verici açıklamasından sonra, buradan sizlere seçilmiş bir meclis üyesi olarak bu açıklamayı yapma zorunluluğu duyuyorum.

2019 yerel seçimlerinde Merkezefendi CHP Belediye meclis üyesi seçildim. O günden bugüne, Belediye’de yapılan her doğruyu alkışladım her yanlışa partimizin yetkili kurullarında şerh koydum, eleştirdim. Gezi’de bir ağacın hakkını savunmak için mücadele eden, bu uğurda yaşamını kaybeden, yaralanan gençlerimizden aldığım emanete sahip çıkmak adına Merkezefendi Belediyesi’nin rant uğruna yeşil alanları imara açmasına itiraz ettiğim için neredeyse hainleştirildim.

Bu ve benzeri birçok yanlış ve hakkaniyetsiz bulduğum, birilerini haksız yoldan zengin etmeye yönelik kat artırımları, parsel birleştirmeleri gibi uygulamalara partimin yetkili kurullarında hayır dediğim için zamanla belediye başkanı ve ilçe başkanı tarafından sürekli ötekileştirildim. Ardından da arkadaşlarımın olduğu bir ortamda belediyemizle ilgili eleştirileri ilçe başkanıyla bizzat paylaşarak bu eleştirilerin giderilmesini belediye meclis üyesi sıfatımla ilçe başkanından talep ettim. Çünkü bizim, Merkezefendi ilçesinde yaşayan vatandaşlarımıza adaletli bir yönetim sözümüz vardı. Fakat nedense bu demokratik talebim, sanki ben partimin düşmanıymışım gibi partiden ihraç sebebi sayıldı. Merkezefendi CHP İlçe Başkanı’nın da dediği gibi, karara bir gün kala istifa ettim. Çünkü kararın demokratik bir şekilde ele alınmayacağını onlar da zaten itiraf etmiş oldular. 

Maalesef partimizin en önemli referansları olan parti içi demokrasi, hak, hukuk ve adalet mevcut yönetim tarafından tamamen ortadan kaldırılmıştır. Düşünceleri özgürce ifade etmek, doğruya doğru demek, yanlışa da karşı çıkmak anında partiden ihraç gerekçesi yapılmaktadır. CHP İl ve Merkezefendi İlçe yönetimi, kendisine karşı en ufak eleştiride bulunan herkesi partiden atmakla uğraşacağına, enerjisini insanları bütünleştirmeye, Denizli’nin ve Merkezefendi’nin asıl sorunlarına harcasaydı, bugün maalesef bunları konuşuyor olmayacaktık.

Biz, demokrasiyi işleten ve tüm Türkiye’de demokrasi talep eden bir partiyiz. Partimizin bu en temel taleplerini yerine getirmeyen bir İl ve İlçe yönetimiyle görev yapabilmek mümkün olamaz duruma gelmiştir. Merkezefendi ilçemizdeki vatandaşlarımıza olan sorumluluğumu bu otoriter, ayrıştırıcı ve art niyetli anlayış ile sürdürme olanağım kalmamıştır.

CHP Merkezefendi İlçe Başkanı’nın, benim genel merkezden gönderildiğimi, bu nedenle uyum sağlayamadığımı belirten açıklaması, partim adına büyük talihsizliktir. Kendisine soruyorum. Beni AKP genel merkezi mi gönderdi? O genel merkez sizin de genel merkeziniz değil mi? Siz Cumhuriyet Halk Partisinin ilçe başkanı değil misiniz? Bu açıklamanızla kendinizi genel merkezin üstünde tuttuğunuzun farkında mısınız? Bana yaptığınız tüm bu ötekileştirmelerinizin sebebi, açıkça belli olmuştur ki özünde genel merkeze karşı olan hamasi tutumunuzun, kendinizi CHP’nin üzerinde gören tutum ve davranışlarınızın dışavurumudur.

Şunu açıkça ifade ederim ki 2019 Merkezefendi seçimleri sırasında seçim çalışmalarının ilk günlerinde, seçim koordinasyon merkezini terk ederek, seçimler bitene kadar da ortalıkta görünmeyen, başarımızda hiçbir emek sarf etmeyen, sonrasında seçim galibiyetini sahiplenenlerden nasıl Cumhuriyet Halk Partili olacağımı öğrenecek değilim. Benim gibi, kalbi her daim cumhuriyetle atan, yıllarını Atatürk ilke ve inkılaplarına adayan birine, sırf şu an ilçe başkanısınız diye CHP’yi şahsiyetinizde tekelleştiren, beni sizin ve belediyenin yanlış uygulamalarına muhalefet ettim diye partime muhalefet ediyormuşum gibi gösteren bu tür açıklamalarınızı şiddetle kınıyorum.

Denizli CHP İl ve Merkezefendi İlçe yönetiminin, göreve geldiğinden bu yana Denizli’de yaptıkları “ya bizdensin ya da değilsin” anlayışının karşısında olmaya, bu “kelle avcılığı” karşısında mücadele vermeye ve Merkezefendi Belediyesi’nin vatandaşlarımıza hiçbir faydası bulunmayan, sadece belirli zümrelerin çıkarlarına hizmet eden uygulamalarına karşı hak, hukuk, adalet ve vicdanım adına sesimi yükseltmeye devam edeceğim.

Dün Cumhuriyet Halk Partiliydim, bugün de ve yarın da gönülden partime bağlılığım devam edecek. Kayıtlı olmasam da partim adına doğruları desteklemeye, yanlışları eleştirmeye, Merkezefendili vatandaşlarımızın hak ve hukuku adına belediye meclis üyesi olarak çalışmaya devam edeceğimi tüm kamuoyunun bilgisine sunarım.