PAÜ Rektörü Prof.Dr. Hüseyin Bağ’ın, Şifre Haber tarafından gündeme getirilen Teknokent haberiyle ilgili yaptığı açıklamalarda, başta Denizli Sanayi Odası olmak üzere, Denizli Ticaret Odası, Denizli İhracatçılar Birliği ve Denizli Ticaret Borsası’nı hedefe koyması nedeniyle, DSO Başkanı Müjdat keçeci geniş bir açıklama yayınladı ve “Sayın Rektörün genel müdürlüğünü 8 ay sineye çekmemiz, kendisinin makamı gereği duyduğumuz saygı ve bize verdiği sözlere olan güven duygularımızın bir sonucudur” dedi.

Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci’nin, DSO Başkanı ve Yönetim kurulu adına,  PAÜ Rektörü Hüseyin Bağ’a yönelik yaptığı basın açıklamasının tam metni aşağıdadır:

“Kurumumuzla ilgili basına yansıyan iddiaları bugüne kadar basın marifetiyle değil; daha uygun, medeni ve paylaşıma açık birlikteliklerde çözme yoluna gitmiş bir kurum olarak, 4 yıldan bu yana Pamukkale Üniversitesi Rektörümüzü kariyerine yakışan ve uygun bir yaklaşımda göremediğimiz için, ilk defa basın açıklaması yapma gereği gördük. Sayın Rektörümüzün kendisiyle ilgili konuları hep basında ve kamuoyunun tartışmasına izin verecek şekilde çözmeye çalışması, bizim kurumumuzu hedef alan açıklamalara da basın aracılığıyla cevap verme gereğini doğurdu.

Sayın Rektör gerek şahsımı gerekse kurumumuzu muhtelif konularda eleştirmektedir ve bu eleştirilerinde haksızdır. Eleştirilerin odağında olan Pamukkale Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Pamukkale Teknokent Yönetici A.Ş., %27 hissesi sivil toplum kuruluşlarına ve %73 hissesi Pamukkale Üniversitesi’ne ait olan bir sermaye şirketidir. Şirketin kuruluş aşamasında, taahhüt edilen sermayeler dışında ne sivil toplum kuruluşları ne de Pamukkale Üniversitesi 5 kuruş harcama yapmamıştır ve tüm yatırım Devlet tarafından yapılmıştır. Devlet bu yatırımı yaparken de biz hissedarlara, ülkemizin ihtiyacı olan icat çıkaracak insanları bulma, onlara imkan verme ve onları yetiştirme misyonunu vermiş ve bu şirketi, doğasına uygun bir şekilde ticari bir şirket gibi yönetin demiştir.

Teknokent yapısı sadece Denizli’de değil; 84 ayrı noktada kurulmuş bir yapıdır ve tüm illerde hedeflenen üniversite – sanayi işbirliğinin sağlanmasıdır. Her ilde Yönetim Kurulu Başkanları ilgili üniversitenin rektörü olurken Yönetim Kurulu üyeleri de uyumlu bir şekilde üniversite hocaları ve sanayicilerden seçilmektedir. Her anonim şirket gibi bu şirketlerin de Yönetim Kurulu ile birlikte işleri koordine edecek bir de Genel Müdür’ü tayin edilmektedir. Yönetim Kurulu üyeleri, bu ulvi görevde HUZUR HAKKI bile almazlar çünkü bu iş ulvidir ve ülke gençlerinin geleceklerini hazırlamak için tesis edilmiştir. Sayın Rektörün Teknokent’e gelişinden önce de bu durum böyle işlemiştir ve Yönetim Kurulu üyeleri hiçbir zaman huzur hakkı almamıştır. Belki çok yetenekli ve yetkin genel müdür görevlendirilememiştir ancak bu konuda da oldukça yoğun mesafe kaydedildiğini de söylemek isteriz.

Sayın Rektörün “kavga” olarak nitelendirdiği ancak bizim “fikir ayrılığı” olarak gördüğümüz konu da Rektör Hüseyin Bağ’ın, Yönetim Kurulu Başkanı olduktan sonra kendisini yüksek bir ücretle genel müdür atamak istemesi ve yine yanında getirdiği ve ısrarla yetkinliğini sorup da öğrenemediğimiz bir kişiyi, ısrarlı direnişimize rağmen yüksek ücretle danışman olarak atamak istemesidir. Sayın Rektörün genel müdürlüğünü 8 ay sineye çekmemiz, kendisinin makamı gereği duyduğumuz ona duyduğumuz saygı ve bize verdiği sözlere olan güven duygularımızın bir sonucudur. Kendisinin genel müdürlüğünü hiç kabul etmedik, buna ilişkin istifa dilekçelerimizde gerekçeler yazılıdır ve bordrolar da şirket kayıtlarında mevcuttur. Rektör Hüseyin Bağ, eleştirilerimizden rahatsızlık duyduğu için, şirketi daha rahat ve itirazsız yönetmek adına çoğunluk hissesinin gücünü kullanarak olağanüstü genel kurula gitmiş Yönetim Kurulu üye sayısını arttırarak sivil toplum kuruluşu yöneticilerini azınlığa itmiştir.

Sürecin başından bu yana itirazımız, başta Rektör Hüseyin Bağ olmak üzere Teknokent yöneticilerinin hak etmeden aldıkları ücretler içindir. Kendisi tercih ederse bu rakamları kamuoyuna açıklamakta bir problem görmeyecektir. Gelir kalemleri kabaca sadece aldığı kiralardan ve giderleri de enerji, güvenlik, temizlik gibi mutat şirket giderlerinden oluşan bir şirket, zaman ve emek harcanmadan alınan yüksek ücretler ve huzur hakları nedeniyle kaldıramayacağı bir zararın altına girmiştir. Kira gelirlerinden başka geliri olmayan bu şirketin bu zararı ve borçları ödeme şansı asla yoktur. Genel Kurul toplantısında cevap alamadığımız sorumuza bakılırsa, bunun için şirketin bir stratejik planı da yoktur. Bu sebeple konu tarafımızca ilgili merci olan T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na iletilmiştir.

Basına ve Bakanlığa da yansıyan tüm bu eleştirilerden sonra Rektör Hüseyin Bağ, yönetim kurulundan da genel müdürlükten de ayrıldığını ifade etmiştir. 15 Nisan 2020 tarihinde yürürlüğe giren 7243 sayılı Yükseköğretim mevzuatı gereği, sayın rektörün Teknokent üzerinden huzur hakkı ve genel müdür maaşı alma imkânı ortadan kalkmıştır. Ayrılış sebebinin altında bu mevzuatın olup olmadığını bilemesek de Pamukkale Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Pamukkale Teknokent Yönetici A.Ş.’nin hissedarı olarak mevzuata aykırı bir ödeme yapılmış ise bunun da takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyurur; Denizli için önemli olan bir değeri korumak için elimizden geleni yapacağımızı bildiririz. Çünkü çok iyi biliyoruz ki ülkemizin yetiştireceği mucitler ve onların icatları ülkemiz için oldukça önemlidir; bu nedenle Teknokent gibi yapılara sahip çıkmak bizim için bir ödevdir. Biz sanayiciler burada kalıcıyız; bu nedenle kamuoyuna söylemeyi borç biliriz ki uygun ortam ve yönetim anlayışında, diğer ortak olduğumuz şirketlerde olduğu gibi, burada da güzel başarılara imza atacağımıza eminiz.”

Konuyla ilgili Şifre Haber’in ilk yaptığı haberi okumak isterseniz, fotoğrafa tıklamanız yeterli…