• Güncelleme: 10:12:31 - 25 Ekim 2024
  • Yayınlama: 00:42:34 - 25 Ekim 2024

Diyabetten kardiyovasküler hastalıklara, hatta inmeye kadar pek çok hastalığın görülme riskini artıran metabolik sendrom son yıllarda artışa geçti. Özel Denipollife Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzman Doktoru Ayşe Merve Güldün, çağımızın hastalığı ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.  

Metabolik sendrom, kalp-damar hastalıkları (inme, kalp krizi ve damar tıkanıklığı) ve şeker hastalığı riskini arttıran bazı bozuklukların bir arada bulunmasına verilen isimdir diyen Özel Denipollife Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzman Doktoru Ayşe Merve Güldün, “Maalesef ki Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında obezite, metabolik sendrom ve tip 2 diyabet oranı en yüksek ülkelerden birisidir. Bu nedenle bu konu halk sağlığı sorunu olarak görülmeli ve bilinçli olunmalıdır. 

Uzman Dr. Güldün Metabolik Sendrom Son Yıllarda Artışa Geçti...
Son Yıllarda Artışa Geçti…

Açlık şekerinin 100 mg/dL üzerinde olması, Trigliserid yüksekliği, HDL kolesterol(iyi kolesterol olarak bilinir) düşüklüğü, bel çevresinin kadında 88 cm, erkekte 102 cm üzerinde olması, tansiyon yüksekliği kriterlerinden 3’ü var ise ‘Metabolik Sendrom’ mevcuttur” dedi.  

Neden Önemli?… 

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzman Doktoru Ayşe Merve Güldün, “Metabolik sendromun kardiyovasküler hastalık riskini ve tüm nedenlere bağlı ölüm riskini artırdığı gösterilmiştir. Ayrıca karaciğer yağlanması, kronik böbrek yetmezliği, polikistik over sendromu, uyku apnesi, ürik asit yüksekliği ve gut ile de ilişkilendirilmiştir” şeklinde konuştu. 

Tedavi Edilebilir Mi?… 

Metabolik sendrom tedavi edilebilir bir durumdur. Tedavi ile pek çok sağlık sorunu, henüz daha gelişmeden önlenebilir ya da daha fazla zarar vermesi engellenebilir diyen Uzman Doktor Ayşe Merve Güldün, “Metabolik sendromun tedavisi kişiye özel olmakla birlikte; genel yaklaşım şu şekildedir: İlk basamak, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitedir.

İnsülin duyarlılığını iyileştiren kilo kaybı, tedavinin temel taşıdır. Lifli gıdaların artırılması, sağlıklı yağların kullanılması (zeytinyağı ve sade yağ gibi), günlük tuz alımının sınırlandırılması, glisemik indeksi yüksek karbonhidratlar (beyaz unla yapılmış ekmek, hamur işleri ve makarna, şekerli içecekler) yerine; düşük glisemik indeksli karbonhidratların (yulaf, tam tahıllar, siyah pirinç) tüketimi şeklinde özetlenebilir” dedi.  

Belirtileri Nelerdir?… 

Güldün, “En önemli belirti bel çevresinin kalınlaşmasıdır. Ek olarak kan şekeri yüksekliği ve/veya trigliserid yüksekliği, tansiyon yüksekliği, yemek sonrası halsizlik, yorgunluk ve uyuklama isteği görülebilir. Metabolik sendrom tanısı, İç hastalıkları ya da Endokrinoloji uzmanı tarafından ayrıntılı muayene ve gerekli kan tetkikleri yapılarak konulur” şeklinde açıklamalarda bulundu.  

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir