Denizli’nin en büyük ilçelerinden biri olan Acıpayam’ın Belediye Başkanı Dr. Hulusi Şevkan’ın, yönettiği belediye personel maaşlarını ödeyemez duruma gelince, maaş ödemek için belediyeye borç para verdiği, ardından da parça parça tahsil etmeye başladığı denetim raporlarıyla ortaya çıktı.

Bunun Türkiye’de bir örneğinin olmadığını söyleyen ve olayın ortaya çıkarılmasına katkı koyan Acıpayam Belediyesi’nin meclis üyeleri Ertan Başkan ve Zuhal Demir “Hem kanunsuz, hem de etik değil. Hem belediyeyi borç batağına sapla ve memur maaşlarını ödeyemez duruma getir, hem de göğsünü gere gere belediyeye borç para verdim diye, iyilik timsali olarak ortalıkta dolaş. Bu bir rezalettir, görevi kötüye kullanmaktır, yasal değildir” diye tepki gösterdiler.

GÖZLERİMİZE İNANAMADIK…

Şifre Haber’in kapısının önüne bırakılan bir zarf, Türkiye’de bir örneğinin olmadığını öğrendiğimiz yönetim skandalını ortaya çıkaracak belgeleri önümüze serdi.

Gelen zarfın içerisinde Acıpayam Belediyesi’nin 30.03.2020 tarihli Denetim Komisyonu Raporu, rapora ek olarak dönemin CHP’li Meclis Üyesi, (CHP’den istifa etti, Bağımsız Belediye Meclisi üyesi oldu) Ertan Başkan ile İyi Parti Grup Başkan Vekili Zuhal Demir’in 16 maddelik şerhinden oluşan ek belgesi, Acıpayam Belediye Başkanı Hulusi Şevkan’ın, belediyeye borç verdiğine dair ‘belediye emanetler hesabı defteri çizelgesi’, Başkan Şevkan’ın verdiği borç parayı, belediyeden geri talep ettiği resmi yazısı ve banka dekontları çıktı.

ŞERH KOYAN MECLİS ÜYELERİNE ULAŞTIK…

Belgeler elimize ulaşır ulaşmaz, ‘Denetim Raporu’nda 16 maddelik şerh koyan iki meclis üyesine ulaştık, rapordaki imzaların ve olayın doğru olup olmadığını sorduk.

Acıpayam Belediyesi’nin meclis üyeleri Ertan Başkan ve Zuhal Demir, raporun gerçek olduğunu ve 16 maddelik şerh konulan kısmın da, kendi imzalarıyla işleme konulduğunu doğrulayarak “ 5 Kişilik komisyonun, 2 üyesi olarak içimize sinmeyen konularda 16 maddelik uygunsuzluklar tespit ederek, komisyon raporuna eklettik. Sizin bahsettiğiniz ‘borç para verme’ konusu da, 16 maddelik şerh konulan ek belgenin 9. Maddesi içerisinde yer almıştır” dediler.

İŞTE ŞERH KONULAN O MADDE DE YAZILANLAR…

Denetim Raporu’nun hazırlandığı dönem CHP’li Meclis Üyesi olan, (CHP’den istifa etti, Bağımsız Belediye Meclisi üyesi oldu) Ertan Başkan ile İyi Parti Grup Başkan Vekili Zuhal Demir’in, belgelere dayanarak ortaya koydukları bölümde, 9 madde olarak ekledikleri kısımda şu görüşlere yer verildi:

“Acıpayam belediyesi 4108 NO’lu yevmiye göre sayın belediye başkanı 15.05.2018 tarihinde 50.000 TL 13.11.2018 tarihinde 90.000 TL ve 26.03.2019 tarihinde 50.000 TL belediyemize 190.000 TL borç para ( Emanet adı altında) verdiği, daha önceden de belediyemiz ile bu tür işlemleri olduğu kayıtlarda görülmüştür. 5393 sayılı belediye kanunun ilgili maddelerine göre belediyenin borçlanması için meclis kararı gerekmektedir.” bu belirtilen usul ve esaslara aykırı borçlanan belediye yetkilileri hakkında, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmeyen durumlarda 5237 sayılın Türk Ceza Kanunu’nun görevi kötüyü kullanmaya hükümleri uygulanır” demektedir.”

PERSONEL MAAŞLARININ ÖDENMESİ AMACIYLA…

Şifre Haber’e ulaşan belgeleri baktığımızda, Acıpayam Belediye Başkanı Dr. Hulusi Şevkan’ın 2018 yılından itibaren, değişik miktarlarda belediyeye ‘personel maaşlarının ödenmesi amacıyla’ toplam da 190 bin lira borç verdiği, bu borcun 110 bin lirasını tahsil etmek için talepte bulunduğu, daha sonraki dönemlerde de borç verme ve geri alma işleminin parça parça gerçekleştiğine dair işlemlerin, banka dekontlarına da yansıdığı, resmi evraklarda açıkça görülüyor.

MECLİS ÜYELERİ: BU BİR REZALETTİR, SUÇTUR, DEVLET KURUMUNU AŞAĞILAMAKTIR…

Acıpayam Belediyesi Meclis Üyeleri Ertan Başkan ve Zuhal Demir, denetim raporunda ortaya koydukları maddelerin büyük bir bölümünün kanunlara aykırı uygulama olarak ortaya çıktığını, özellikle Başkan Şevkan’ın, bir kamu kuruluşu olan belediyeye borç para vermiş olmasının anlaşılabilir bir tarafının olmadığını belirterek “Bu bir rezalettir, kanuni açıdan da suçtur” diyerek şöyle konuştular:

ERTAN BAŞKAN/MECLİS ÜYESİ
ZUHAL DEMİR/MECLİS ÜYESİ

“Yasa gereği Mahir Altuğ başkanlığında oluşturulan Acıpayam Belediyesi Denetim Komisyonu’nun üyeleri olarak görev aldık. Denetim sırasında, önümüze konulan veya talep ettiğimiz evrakları incelerken, birçok uygunsuz ve yasal olmayan faaliyetle karşılaştık. Sizin sorduğunuz, başkanın belediyeye borç verme olayı da bunlardan biriydi. Evraklarda, Başkan Şevkan’ın belediyeden alacaklı olduğunu görünce şaşırdık. Ne olduğunu sorduğumuzda da, personel maaşları ödemede sıkıntı olunca, başkanın belediyeye borç para verdiğini söylediler. Bunu da defalarca hayata geçirmişler. Böyle bir saçmalık olabilir mi? 70 milyona yakın, Acıpayam Belediyesi’nin borcu olduğunu biliyoruz. Hem belediyeyi borç batağına sapla ve memur maaşlarını ödeyemez duruma getir, hem de göğsünü gere gere ‘belediyeye borç para verdim’ diye, iyilik timsali olarak ortalıkta dolaş. Bu bir rezalettir, görevi kötüye kullanmaktır, Kanunen de suçtur ve cezası vardır.”

————————

ŞİFRE HABER DİYOR Kİ…

Sayın Başkan Hulusi Şevkan, habere konu borç verme ve alma olayının hukuki açıdan hiçbir dayanağı olmadığı gibi, etik olmadığı görülmektedir. Konuyu araştırırken, görüşlerine başvurduğum bir emekli Sayıştay denetçisine olayı aktardığımda ise, adeta kulaklarına inanamadı.

Onun söylediklerini aynen aktarıyorum:

“Böyle bir şeyi ilk defa duyuyorum. Yıllarca belediyeleri denetledim ve belediyeye borç para veren başkan görmedim. Görmemiz de mümkün değildir, çünkü bir kamu kuruluşu, hiçbir şekilde şahıstan borç para alamaz. Buna izin veren belediye başkanı da ‘görevi kötüye kullanmaktan’ işlem görür. Burada, borç verenin bir belediye başkanı olması ise, akıl alır gibi değildir. Etik açıdan bir belediyeyi, personelin maaşlarını ödeyemez duruma getirip, bunun için de borç veren bir başkan durumuna düşmenin de savunulacak veya övünülecek bir tarafı olamaz. Tam tersine, başkan kendi elleriyle bir devlet kurumunun, istemeyerek de olsa acz durumuna düşmesine ve aşağılanmasına neden olmuştur. Bunun adı da rezalettir…”

———————-

YASA NE DİYOR?

5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU/ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM/68. MADDE

Borçlanma ve İktisadî Girişimler

Madde 68- Belediye, görev ve hizmetlerinin gerektirdiği giderleri karşılamak amacıyla

aşağıda belirtilen usûl ve esaslara göre borçlanma yapabilir ve tahvil ihraç edebilir:

a) Dış borçlanma, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi

Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde sadece belediyenin yatırım programında yer alan

projelerinin finansmanı amacıyla yapılabilir.

b) İller Bankasından yatırım kredisi ve nakit kredi kullanan belediye, ödeme plânını bu bankaya

sunmak zorundadır. İller Bankası hazırlanan geri ödeme plânını yeterli görmediği belediyenin kredi isteklerini reddeder.

c) Tahvil ihracı, yatırım programında yer alan projelerin finansmanı için ilgili mevzuat hükümleri

uyarınca yapılır.

d) Belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları

şirketlerin, faiz dâhil iç ve dış borç stok tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarını aşamaz. Bu miktar büyükşehir belediyeleri için bir buçuk kat olarak uygulanır.

e) Belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları

şirketler, en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarının yılı içinde toplam yüzde onunu geçmeyen iç borçlanmayı belediye meclisinin kararı; yüzde onunu geçen iç borçlanma için ise meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı ile yapabilir.(2)

f) Belediyelerin ileri teknoloji ve büyük tutarda maddî kaynak gerektiren alt yapı yatırımlarında

Cumhurbaşkanınca kabul edilen projeleri için yapılacak borçlanmalar (d) bendindeki miktarın

hesaplanmasında dikkate alınmaz. Dış kaynak gerektiren projelerde Hazine Müsteşarlığının görüşü alınır.(1)

Yukarıda belirtilen usûl ve esaslara aykırı olarak borçlanan belediye yetkilileri hakkında, fiilleri daha

ağır bir cezayı gerektirmeyen durumlarda 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun görevi kötüye kullanmaya ilişkin hükümleri uygulanır.