Seval UYSAL’ın kaleminden, bugün yitirdiğimiz Denizli sanayisinin öncülerinden, bir dönemin mendil kralı olan Besalet Küçüker’in hayat hikayesi…

1938 Babadağ’da doğdu. Bir demet maydanoz, bir soğan dikecek toprağı olmayan, 7’den 77’ye herkesin dokumacı olduğu bu kasabadan 9 yaşındayken ayrıldı.

Rahmetli babası cahildi, yazdığı yazıyı okuyamazdı ama aklı zehir gibi çalışırdı. Onun içindir ki, istikbal görmediği bu küçük kasabadan ailesini kaptığı gibi Denizli’ye göçmüştü.

Saltak Mahallesi’nde aldıkları arsaya evlerini yaparken o, henüz ilkokul 3’e gidiyordu. Okul paydoslarında dokuma tezgahın da, tatillerde de evin inşaatında çalışırdı.

1948 yılının 29 Ekim cumhuriyet bayramında evin inşaatı bitip de içine girdiklerinde, ağır işlerden kurtulduğuna sevinerek derin bir Ooh..çekti ama umduğunun aksine işler bir türlü peşini bırakmadı.

Okul bittiği gün başından kasketini çıkarmamıştı ki, babası onunla pazarlık yaptı: “Okuyacak mısın? Yoksa bu işi öğrenip dokumacılığı mı ilerletelim?”

Okumak zor geldi. İstanbul’a çalışmaya gittiğinde henüz 15 yaşındaydı. Koca İstanbul’da zor zor yatacak bir yer buldu. 4 ay bedava çalıştı. Geceleri de Bursalı ustadan dersler aldı. Böylece  4 ay daha çalıştı. Desen yapmayı öğrendi, o zamanın modası havlu üzerine Bursa yazmaktı. Yazdı, ustası ondaki gelişmeye inanamadı.

Sonrası mı?..

Besalet Küçüker 9 ay sonra Denizli’ye dokuma ustası olarak döndü.

Evin bitişiğine 2-3 tane dokuma tezgahı koydukları bir baraka yaptılar. Yanlarında çalışan işçi kızla evlendiğinde 17 yaşındaydı ama adetleri zaten böyleydi.  Oğlanlar küçük yaşta evlendirilir, gelin işe dahil edilirdi. Eve bir kişi daha girince ninesi, babası, annesi, kendi ve karısı birlikte çalışır oldular.  Sabah 6’dan gece 11’e kadar “yoruldum, hastayım” demeden, tezgah başından kalkmadan. İzmir’de kapatılan bir fabrikanın tezgahlarını almak için evi ipotek ettirdiler.

1955 yılında  İplik temini kolaylaşmış, Tüccar Hamdi Soylu’nun “daha fazla kazanın” teşvikleriyle  çalışma tempolarını yükselttiler. Bu arada  piyasadan tezgah topladılar.  İki yıl içinde baraka atölyeye ekleme bile yaptılar.  17 tezgahları, yanlarında çalışan 50-60 kişi vardı.

İlk çocuğu doğdu, o sene askere gitti,  24 ay sonra asker dönüşünde hiç boş durmadan işin başına geçti. İzmir Altındağ’da kapanan bir fabrikadan 35 dokuma tezgahı ile bir haşıl makinesi getirdiler.

Sümerbank’tan sonra en fazla işçiyi onlar çalıştırır olmuştu. Paraya zorlandıklarında işçilerin ellerine top kumaşları verip “gidip köyünüzde satın, paranızı çıkarın” diyorlardı.

Ta ki, Buldan’ın destimel denilen meşhur mendillerini üretmeye başlayana kadar.
Herkesin boynuna doladığı, başına güneşlik olarak sardığı, pazar dönüşü bohça yapıp içine soğanını, patatesini koyduğu kalitesiz ve büyükçe mendiller Besalet Küçüker’i mendil krallığına götürecek merdivenin sadece birinci basamağıydı.

Mendili dikişi, ütüsü ve katlanması için evlere dağıttılar. İstanbul’a satıyor, iyi paralar kazanıyorlardı. Yahudi firması iyi ve kaliteli mendil istedi ve yüklü bir sipariş verdi.

Krallığın ikinci basamağını kolaylıkla çıktı…

Atölyedeki 17 makinenin tamamını mendile döndürdü.  80’e yakın evle çalışıyordu. Bir ev mendili diker, bir ev ütüler, bir ev ambalajlardı. Ayrıca Kızılcabölük’te 150 tezgahı vardı onun için çalışıyorlardı. Türkiye’nin ihtiyacı olan mendilin yüzde 60’ını üretir olmuş, mendil piyasasını o belirliyordu.

O artık mendil kralıydı…

1967’de 1. Sanayi Çarşısı’nda fabrika binası için yer aldılar, iki yıl sonra inşaatı bitti, evin yanındaki atölyeden fabrikaya taşındılar. 4 haşıl makinesi vardı, büyüdüler fabrikanın ikinci katını çıktılar. Yanlarında çalışan sayısı 100’ü geçmişti. 1975’e kadar mendilden kazandılar, mendile çalıştılar.

1975 yılında kağıt mendiller çıktı. Tek kullanımlık Selpak furyası  geleneksel mendilciliği çökertti.  Mendile rağbet azaldı, durum değerlendirmesi yaptılar. 1975’den 85’e kadar 10 yıl içinde havlu-bornoz işine geçtiler, bir yandan da mendil işini yavaş bir tempo ile bitirdiler.

Krallık bitti ama büyüme devam etti…

1989’de 1. Sanayi Çarşısı’ndaki iki katlı fabrikadan, bugün havlu –bornoz, iplik, dokuma boya ve  konfeksiyonun içinde bulunduğu dev tesislere  taşındılar.  Küçüker Tekstil ‘in yanı sıra maden ve enerji sektörlerinde de yatırım yapıyor.

 İşletmenin temellerini atan Hacı Mehmet Küçüker aralarından çoktan ayrıldı. Kardeşlerden Sait Küçüker bir trafik kazasında yaşamını yitirdi.  Henüz küçük bir çocukken çalışma hayatına atılan Denizli’nin Mendil Kralı olarak anılan Besalet Küçüker’de 75 yaşında emekli olup köşesine çekildi ve yönetimi oğulları Nejat ve Mustafa devretti.